İsrail’in “iş bitirici” sistemi
Uluslararası Gazetecilik Festivali için haftanın yarısını İtalya Perugia’da geçirdim. Bu festival dünyanın dört bir yanından gazetecilerin haber ve ‘know how’ paylaştığı bir platform. Katıldığım seminerlerden bir tanesi, ifade özgürlüğü ve demokrasi konusunda beni epey düşündürdü.
Sosyal medya, benim gibi haberciler/yayıncılar için yeni bir ofis, yeni bir çalışma alanı oldu. Sadece yayıncılar için değil sosyal medya sayesinde demokrasinin en küçük ve temel birimi vatandaş da kendine alan kazandı. Adeta herkes sesini duyurabilmek için eline bir megafon aldı. Elbette hiçbir şey ilk günkü gibi kalmadı. Şu anda sermaye ile devletler iş birliği içinde, vatandaşın sesini bastırma işini ele almış durumda.
Haaretz gazetesinden araştırmacı gazeteci Omer Benjakob, bir hizmet ve software olarak dezenformasyon seminerinde üzerinde yıllarca çalıştıkları dosyayı anlattı.
Benjakob, iki gazeteci arkadaşıyla birlikte sosyal medyada yürütülen dezenformasyon kampanyalarını anlama işinin peşine düşüyor. Bir iş insanı için çalıştıklarını, Afrika’da X ülkede bir seçim olduğunu, kendilerinin halihazırdaki başkanı desteklediklerini, eylüldeki seçimi erteletmek istediklerini anlatan bir hikaye yazıyorlar. Ve sosyal medya işi bir şirketle gerçekten anlaşıyorlar. Bu çalışma, yürütülen siyasi dezenformasyon kampanyalarına ışık tutuyor.
Advanced Impact Media Solutions adlı bir şirketi bu hikayeye inandırıp, şirketle anlaşıyor. Şirkete verdikleri para hepi topu 150 bin euro. Artık otomatik anlamsız mesajlar atan, boşa rt basan botlar dönemi bitmiş durumda. Advanced Impact Media Solutions, bot değil dijital insanlar yaratıyor. Afrika’nın hangi ülkesinde operasyon yapılacaksa, o ülkeye ait telefon sim kartları alınıyor, alınan numaralar üzerinden tek tek emaili, linkedin’i, X’i, Instagram’ı olan profiller yaratılıyor. O kadar ince düşünülüyor ki, organik görünmesi için her bir sosyal medya hesabında farklı bir profil fotoğrafı kullanıyorlar. Her bir profil gerçek birer kişi gibi yazıyor, çiziyor fotoğraf paylaşıyor. Binlerce dijital insan bir ülkenin sosyal medyasına birdenbire salınınca gündemi sallar hale geliyor, insanların kafasını çok kolay karıştırabiliyorlar.
Genellikle hoş görünen kadın profilleri kullanılıyor. “Güzel bir kadın yüzü” her zaman insanların daha çok ilgisini çekiyormuş.
Benjakob, 7 Ekim’den sonra İsrail’den böyle bir sistemi satın aldığını ve kendine uyarladığını anlatıyor. Sistemin adı Ma’acher. New York’lu Musevi cemaatinin kullandığı bir kelime, sokak dilinde “iş bitirici” demek.
Özellikle ABD ve Kanada üzerinde çok ısrarlı çalışmışlar. Mesela siyahları özellikle hedef almışlar. Köleliğin aslında Batı tarihine ait bir sorun olmadığına, İslam’da köleliğin hâlâ olduğuna, Arapların kölelik yanlısı olduğuna dair propaganda yapmışlar. ‘İslam Avrupa’yı işgal ediyor’ temasını çok işlemişler. Amaç, Amerikan ve Kanada kamuoyunda Filistin sempatisinin önüne geçmek. Sistemlerin bu kişileri bot olarak fark edip ayıklaması zor. Zira unutmayın, her biri adına kayıtlı bir telefon numarası ve kullanımda olan mail adresi var.
Sonuçta biz organik insanların sesi sözü dünyada bastırılmış, dijital insanların sosyal medya mecralarında estirdiği terör hepimizi etkisi altına almış oluyor.
