İnananı bulursanız haber verin!
Bir ülkede gerçekler ikiye ayrıldıysa… Biri sokakta, diğeri resmi açıklamalarda yaşıyorsa… Orada ekonomi yoktur, sihirbazlık vardır.
Türkiye tam olarak bu noktada… Resmi rakamlara bakıyorsun, “oh ne güzel” diyorsun… Sokağa çıkıyorsun, paran yetmiyor.
Nitekim mesele enflasyon değil artık… Mesele, neye inanacağımız… Öyle veya böyle profesör unvanı almış kişilerin, sadece o koltuklarda kalabilmek için gerçeği eğip bükmesi…
Bilimin yerini “yorumculuk”, verinin yerini “niyet” alması… İşte en pahalı kriz budur. Çünkü bunun faturası cebine değil, geleceğine kesilir.
Peki bu ay ne yapacaklar sizce? Elektriğe yüzde 25 zam… Doğal gaza yüzde 25 zam… Üstelik “kademeli” deyip işi daha da süslediler… Kağıt üzerinde sistem basit; az kullanırsan ucuz, çok kullanırsan pahalı…
Zira hayat öyle işlemiyor. Kışın kombiyi kapatıp battaniyeye sarılan vatandaş, istatistikte hala “az tüketen” olarak........
