Christopher Nolan’ın Odysseus’u değil Homeros’un Odysseus’u
Wolfgang Petersen’in Truva Savaşı’nı ‘Troya’ filmini izleyenlerin önemli bir kısmı, perdede gördüklerinin tarihin birebir kendisi olduğunu sanıyordu...
Oysa sinema tarih anlatmaz; tarih yorumlar...
Yönetmen, senarist ve yapımcı, tarihçinin değil sanatçının gözünden yeni bir hikaye kurar...
Tıpkı bizde çekilen ‘Muhteşem Yüzyıl’ ya da ‘Payitaht Abdülhamit’ dizileri gibi…
Homeros ve sonraki Yunan anlatılarında, Truva’nın en önemli figürlerinden biri Truva Kralı Priam’ın güzelliği dillere desten kızı Kassandra’dır…
Bu güzel Prenses, Tanrı Apollon’un kendisine verdiği geleceği görme yeteneğiyle, Truva’nın yıkılacağını önceden haber verir ancak… Apollon’u reddettiği için Tanrı’nın lanetine uğrar:
“Söylediği doğru olsa bile kimse ona inanmayacaktır…”
İşte o nedenle Kassandra, insanlık tarihinin belki de ilk ‘haklı ama yalnız’ karakterlerinden biridir...
Oysa Wolfgang Petersen’in yönettiği Troya filminde bu büyük trajedi tamamen yok edilmiştir…
Çünkü sinemanın amacı her zaman tarihî sadakat değil, dramatik akıcılıktır.
Gücü kaslarında değil zihnindedir...
Aynı durum Odysseus için de geçerlidir... Homeros’un........
