Yine fikir değiştirdiler! Ümmetçi miyiz Turancı mıyız?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’da söylediği “‘Türkiye’nin dışında da Türk var’ dedikleri için, tek parti döneminde tabutluk adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini bugün biz gerçekleştiriyoruz” sözleri arada kaynadı gitti.
Ancak Erdoğan’ın büyük dönüşümünü yansıttığı için benim dikkatimi çekti ve mercek tutmaya karar verdim.
Erdoğan’ın kastettiği dava 1944-1947 arasında süren meşhur “Irkçılık-Turancılık” davasıdır.
3 Mayıs 1944’te “Sebahattin Ali’ye iftira” davası nedeniyle Nihal Atsız’a destek amacıyla yapılan yürüyüş sonrası tetiklenen olaylardan sonra başlamıştı. Sanıkları arasında Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan ve Cihat Savaş Fer gibi isimler vardı.
Dava sürerken iktidara karşı darbe planlamakla da suçlanan sanıklara ağır işkenceler yapıldı. Aç bırakma, falakaya yatırma, tabut gibi karanlık dar hücrelerde tutulma gibi yöntemlere başvuruldu.
Davanın sonucunda sadece 10 sanık 9 aydan başlayıp 10 yıla varan değişik hapis cezalarıyla cezalandırıldı ama Askeri Temyiz Mahkemesiyle, davayı yeniden gören Askeri Hukuk Mahkemesi tüm sanıkları beraat ettirdi.
Dava döneminin lideri İsmet İnönü, defalarca milliyetçiliğe değil yayılmacı Turancılığa karşı olduğunu beyan etti. İnönü bir konuşmasında “Türkiye milliyetçi bir ülkedir. Ancak Turancılık komşu ülkelerle düşmanlığa neden oluyor” diyerek olayın dönemin diplomasi konjonktürüyle ilgili olduğunu da ifşa etmiş oldu.
Gerçekten de Almanların ilerleyişi döneminde parlayan ve taraftar toplayan Türkçülük/Turancılık, 2. Dünya Savaşı’nın........
