Zihin Çevrimdışı: Dijital Demans ve Unutmaya Alışan Beyin
Bazen bir kitap, bir makale hatta gazete okurken; bazen heyecanla beklediğiniz bir filmin henüz başında; kimi zaman çalışırken; arkadaşlarınızla sohbet ederken, çocuğunuza yemek pişirirken, bir toplantının tam ortasında, bir düğünde, cenazede kendinizi bir anda olaydan, durumdan ya da kişilerden kopmuş halde buluyor musunuz?
Yaptığınız her neyse ilginiz hızla tükeniyor mu?
Odağınız kısacık süre içerisinde kayboluyor mu?
Düşünürken bile “Ben ne düşünüyordum?” ya da “Sonra bakarım” diyenlerden misiniz?
Çocuğunuza “odaklanmıyorsun, dersi dinlemiyor, ödeve kendini vermiyorsun” derken; siz ne kadar düşünüyorsunuz yaptığınız, yapacağınız işi; gideceğiniz durağı, alışveriş listesindeki alacaklarınızı?
Durup İnce Şeyleri Anlamaya Vaktimiz Kalmadı Mı?
Yoksa unutuyor muyuz?
Şairin dediği gibi:
“Ah kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya…”
Elbette burada daha derin bir anlam ve görüş var ama; hiçbirimizin vakti yok düşünmeye.
Önce sağlık ama işin bir boyutu daha var.
Tek bir alıntıyla onu da özetleyelim. Boşuna “Düşünmeyen toplumlar yönetilmeye mahkûmdur.”dememiş Russell.
Nedeniniz anlayalım.
Çağın Yeni Vebası: Dijital Demans
Dijital çağ, sürekli akan ekran, okuma alışkanlığının yerle yeksan olması, okumayan bir toplumun yazmaması, yazamaması, üretmemesi…
Bunlar bir yana, düşünen toplumun neredeyse yok olmasının sonucu, dijital demans ve unutkanlık.
Buna literatürde “digital dementia” deniyor.
Hedefte özellikle gençler ve çocuklar var.
Yani teknolojiye hızla erişimi olanlar, dijital çağın hem hükümdarı hem de kurbanları…
Beyni Çalıştıran Kuşak, Beyni Teslim Eden Kuşak
Babalarımız, dedelerimiz bazı........
