Artık Ege’nin Taşı Toprağı Altın
Çünkü; rağbet var, hem de çok.
Birazdan okuyacaksınız, TÜİK verileri de öyle diyor…
Büyükşehirlerde, özellikle de İstanbul’da geçinemeyen, kazandığını kiraya veren; çocuğunun özel okul ücretini karşılayamayan; marketten eksiğini tamamlayamadan çıkan; semt pazarında sebzeyi, meyveyi taneyle alan insanlar, taşı tarağı toplayıp küçük şehirlere, ama en çok da Ege’nin köylerine göçüyor.
Aileden bağı, bahçesi, evi olan şanslı.
Olamayan hesap kitap yapıyor.
Bütçe denkleştirip insanca yaşanacak yerler için harekete geçiyor.
İstanbul’dan neredeyse her gün birkaç kamyon İzmir’in, Aydın’ın, Muğla’nın, Balıkesir’in, Çanakkale’nin köylerine doğru ilerliyor.
Ama bu da kolay değil.
Saydığım tüm yerlerde, özellikle de turistik olan beldelerde hem kiralık hem de satılık ev, arsa, tarla ve yazlık villaların fiyatı uçtu.
Tamam, uğruna şiirler yazılan, şarkılar bestelenen, filmler çekilen İstanbul çok değerli.
Ama artık Urla’nın, Karaburun’un, Güre’nin, Ayvalık’ın, Küçükkuyu’nun, Gelibolu’nun; Muğla’nın her bir köyünün taşı da toprağı da altın.
Başını sokacak bir ev kiralamak, İstanbul’dan daha uyguna geliyor.
Ama “tapum olsun” derseniz, işin rengi değişiyor.
Geçen yıldan bu yıla Ege’de konut ve arsa fiyatı ortalama ( arttı.
Fakat bu TÜİK rakamı, biliyorsunuz ki serbest piyasada oranlar değişken.
Elbette arz-talep ilk neden.
Büyükşehirde geçim mücadelesi, beklenen İstanbul depremi, pandeminin ardından gelen evden çalışma modelinin avantajları, çalıştığının karşılığını alamayan bir kesimin erken emekliliği, “Hayata bir kere geliyorum, nefes almak istiyorum.” diyenlerin sayısındaki artış; trafikten, kaostan, kalabalıktan delicesine kaçma isteği tetikleyici.
Peki bölge bölge konut ve yazlık ev fiyatları ne oldu?
Ege daha da kıymetlenir mi?
Doğru yatırım adımı ne olmalı?
Kredi faizleri ortada, başka bir formül var mı?
Cevapları Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı İlkin Kamel’den aldım.
Yatırımcının Gözbebeği Urla, Fiyat Tavan........
