İmamoğlu’nun savunma hakkı Sirmen’in Turgut Kazan’a sorusu
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda bilgisine başvurulan isimlerden birisi de hukuk insanı Turgut Kazan’dı. Kazan, 12 Eylül davaları, Barış Derneği Davası gibi birçok siyasi davada savunma yapan taraftaydı.
Komisyon üyelerinden Selçuk Özdağ sordu:
“Geçenlerde o dönemin mahkeme üyelerinden bir tanesi, yargıçlardan bir tanesi Balyoz davasından sonra, karar verildikten sonra ‘12 Eylül mahkemeleri daha adildi, daha objektifti, daha düzgün yapılmıştı’ diye bir ifadede bulundu. Katılır mısınız?
Turgut Kazan yanıt verdi:
Ahmet Şık ve Nedim Şener tutuklandığında Cumhurbaşkanıyla görüşmeye gitmiştik Çankaya’da. Sayın Abdullah Gül işte bu tabii yeni tutuklama var. E, tabii ister istemez bu konu ile ilgili bir şey konuşulacak. İşte, Sayın Gül dedi ki: “Yargı sürecini beklemek gerek” dedi. En çok dayanamadığım cümle bu cümledir. Ama “Sayın Cumhurbaşkanı, bir şey söylemek istiyorum: 12 Mart ve 12 Eylül askerî darbelerindeki Sıkı yönetim Mahkemelerinin kararları ne kadar adilse, bugünkü Özel Yetkili Mahkemelerin kararları da o kadar adildir, bu gerçekte böyle bilinmelidir” dedim. Sayın Gül inanılmaz bir şey söyledi; dedi ki: “Ben bu maddelerle -250, 251, 252 yani şimdi kaldırılmış olan- mahkeme savcılıkları bu maddelerle yetkilendirmenin demokrasi için sorunlu olacağını düşündüm, gördüm ve bunu çok söyledim ama…” Aynen onun cümlesiyle tekrarlıyorum, “Şimdi ismi lazım değil” dedi. “Devletin bazı kurumlarının yetkilileri ‘Bu böyle olmazsa terörle mücadele edilemeyeceğini’ söyledi, böyle kaldı” dedi. Ben ertesi gün, şimdi bakın, bunu o zamanki Meclis Başkanı, Mehmet Ali Şahin’le konuşmaya gittim, bir tanık olsun diye de Güldal Mumcu’yla birlikte gittim. Çünkü Mehmet Ali –sen bilirsin- benim büro komşum, ben onu çok severim, o da beni çok sever, ben onun Turgut Ağabeyiyim. Dedim ki:........
