menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eşref Bitlis’in düşen uçağındaki KARA KUTU incelensin

84 0
07.05.2026

Türkiye, 17 Şubat 1993’te Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’in şüpheli ölümü ile sarsılmıştı...

Ankara’da havalandıktan kısa süre sonra düşen uçağın düşüş nedeni buzlanma olarak açıklandı.

Ancak 33 yıl önce yaşanan olaya ilişkin şüpheler bitmedi.

23 Haziran 2021’de kaybettiğimiz yakın çalışma arkadaşı Orgeneral Necati Özgen, o dönem çalıştığım SÖZCÜ Gazetesi’nde bana verdiği röportajda Bitlis ve ekibinin ABD’nin hedefinde olduğunun altını çizmiş ve olayı şöyle özetlemişti: “Genelkurmay açıklaması buzlanma, pilotaj hatası. Ama oğlu Tarık Bitlis ‘suikast’ dedi. Başka Türlü olamaz bence de. Hedefti Bitlis ve bizim ekip. ABD’nin planlarını bozmuştuk. (8 Eylül 2018)”

Eşref Bitlis Paşa “kazasıyla” ilgili önceki gün önemli bir gelişme yaşandı.

Erdoğan ve Davutoğlu ne demişti?

Eşref Bitlis’in damadı Rıza Şahin, müşteki olarak Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı. Tanık olarak da emekli binbaşı Mete Yarar’ı gösterdi. Yarar’ın, 27 Ekim 2013’te A Haber’de verdiği bilgileri şikayet dilekçesine koydu:

“Bilindiği üzere, Faili meçhul dosyaların çözümü amacıyla T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ‘Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’ kurulmuştur. Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek beyefendinin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 1993 yılının Türkiye açısından karanlık bir dönem olduğunu ifade edip bazı dosyaların zaman aşımına uğradığını, ancak ‘Yeni bilgi ve belgeler gelirse bunlarla ilgili çalışmalar yaparız ve sonuna kadar gideriz’ demiştir.”

Dilekçede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 4 Ekim 2010’da Başbakan olarak görev yapığı sırada Turgut Özal ve Eşref Bitlis’in ölümüyle ilgili hiçbir şeyin gizli kalmaması gerektiğini söylediğine dikkat çekildi ve Erdoğan’ın şu cümlelerine yer verildi: “Konuyla ilgili benim daha önce bir açıklamam oldu. Bütün bu medyaya sızmış olanlar aslında bana göre suç duyurusu niteliğindedir. Bu suç duyurusu noktasında yargının devreye girmesi gerekir.”

Yine dönemin başbakanı Ahmet........

© Nefes