Abdullah Öcalan’ın ağzındaki “bakla”
Abdullah Öcalan’ın görüşme notlarını okuyorum.
Dikkatimi çekti; Öcalan, yasadan sonra yapılacakları anlatıyor.
2 Temmuz 2026’daki notlarda “Anayasa, seçimler ve cumhurbaşkanlığı” vurgusu var:
“Bir tarihi süreçtir. Yasa, ardından anayasa ve sonra da seçim süreci var. Gerçek demokratik cumhuriyeti elimizle inşa ediyoruz. PKK gidiyor, sadece problem olmaktan çıkmıyor, yapıcı bir unsur haline geliyor. Çok önemli bir çalışma, 2015’teki gibi yarım yamalak değil. Anayasayı, seçimleri, cumhurbaşkanlığını belirleyecek bu çalışma. Bir de ben devredeyim. Birlikte çalışacağız. Fiilen bu hareketin başı ben oluyorum. Başka türlü taahhüdümüzün altından kalkamam. İşte bak, Türkiye solu parçalı yaklaşıyor. Benim tarihi kişiliğim gereği parçalatmayacağım. Devlet nezdinde yapacağımız çalışma demokratik cumhuriyet, toplum nezdindeki çalışma demokratik toplum, hepsinin birlikte yürütüldüğü çalışma Demokratik Entegrasyon olacaktır. Buna inanmanız, güvenmeniz gerekir.”
Bu notlardan bir yıl öncesine dönelim.
6 Temmuz 2025. Öcalan kendisine gelen heyete diyor ki:
“Selahattin zamanında ‘seni başkan yaptırmayacağız’ demişti. Doğru değildi. Benim onu başkan yaptırıp yaptırmama gibi bir derdim yok. Ben Sayın Erdoğan ile temel sorunları çözmek için görüşebilirim ya da görüşmem, şimdilik siz vekaleten görüşüyorsunuz. Herhangi bir partiye, CHP’ye ya da başka bir partiye iktidar kazandırmak için görüşmüyorsunuz, olsa olsa demokratik bir........
