menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Alın derbinizi de, futbolunuzu da başınıza çalın!'

30 0
21.02.2025

İnsan, gözleriyle değil, kalbiyle görmeli bazen. Hele ki bir futbol sevdalısıysan, yeşil sahalara baktığında sadece bir topun peşinden koşan adamları değil, bir milletin kaderini, bir neslin umudunu, bir asrın hayalini görebilmelisin.

Fenerbahçe, 3-0’lık galibiyetin rehavetine kapılmadan, Anderlecht’in taş duvarları arasında bir ordu gibi çıktı sahaya. Bu, yalnızca bir futbol maçına çıkmak değildi. Bu, Avrupa’nın paslı kapılarını bir kez daha zorlamak, bir kıtanın unutmak istediği bir milleti hatırlatmaktı.

Jose Mourinho, futbolcularına Avrupa’nın zehrini içirmiş olmalı ki, sanki Kadıköy’de alınan zafer hiç yaşanmamış gibi, ilk düdükle birlikte yeni bir destanın peşine düştüler.

Belçika tribünlerinden yükselen ırkçı çığlıklar, bir zamanlar kalelerimizde yankılanan haçlı naralarından farksızdı. Sözde medeni Avrupa, işine gelmediğinde eski defterlerini açmakta hiç tereddüt etmez.

Sahada futbol oynanıyordu ama tribünlerde bir medeniyetin çöküşü yaşanıyordu. Fenerbahçe’nin oyuncuları, çirkefliğin üstüne basıp geçtiler, ne provokasyona geldiler ne de oyun disiplininden koptular. İşte bu yüzden, 90 dakikanın sonunda bir takımın değil, bir milletin zaferi ilan edildi.

♦♦♦♦♦

Yusuf Akçiçek’in golü geldiğinde, sanki İstanbul’un eski semtlerinde top oynayan çocukların hayalleri de ağlarla buluştu. Fenerbahçe yine Avrupa’da yoluna devam........

© Nefes