Oval Ofis’te diplomasi mi, güç gösterisi mi?
Trump’ın Beyaz Saray’daki son diplomasi şovu, yalnızca Ukrayna’nın kaderini değil, Avrupa’nın güvenlik mimarisini ve küresel güç dengelerini de değiştirebilir. ABD’nin katkısını azalttığı bir Batı güvenlik sistemi mümkün mü? Avrupa, kendi güvenliğini sağlayabilecek mi? Türkiye’nin artan stratejik önemi, Batı’nın Ankara’ya bakışını nasıl değiştirecek?
Uluslararası diplomasi genellikle perde arkasında yürütülen ince pazarlıklar, özenle seçilmiş kelimeler ve uzun vadeli hesaplarla ilerler. Ancak Beyaz Saray’da sahnelenen son olay, tüm bu kuralları çöpe attı. ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’ye açıkça “Rusya ile barış yap, yoksa yönetilecek bir ülken bile kalmayabilir” mesajını verdi.
Trump’ın çözüm formülü basitti: Ukrayna, işgal altındaki topraklarını Rusya’ya bırakacak, savaş sona erecek ve ABD, Ukrayna’ya daha fazla para harcamak zorunda kalmayacak. Trump’a göre, bu “hızlı çözüm” hem ABD’nin üzerindeki mali yükü azaltacak hem de küresel krizi sonlandıracaktı. Ancak gerçek dünya, Trump’ın iş anlaşmalarından alışık olduğu tarzda çözümler üretmeye pek uygun değildi.
Bu çıkış, yalnızca Ukrayna’nın geleceğini değil, Avrupa’nın güvenlik politikasını da doğrudan etkileyecek bir dönüşümün habercisi olabilir. Avrupa artık kendisine şu soruyu sormak zorunda: ABD’siz bir Batı güvenlik sistemi mümkün mü?
Zelenskiy’nin direnişi ve tarihin acı dersleri Trump’ın Oval Ofis’teki baskısına rağmen, Zelenskiy pes etmedi. Ukrayna Devlet Başkanı, geçmişte güvenlik garantileri olmadan Rusya ile yapılan anlaşmaların ülkesine neye mal olduğunu gayet iyi biliyordu.
Zelenskiy, “Daha önce de güvenlik garantileri olmadan anlaşmalar yaptık ve sonuçlarını gördük” diyerek Trump’a direndi. 1994 Budapeşte Mutabakatı, Ukrayna’nın güvenliği karşılığında nükleer silahlarından vazgeçmesini sağlamıştı, ancak bu garantiler kâğıt üstünde kalmış ve Ukrayna yıllar sonra Rusya’nın işgaline uğramıştı.
Ancak Trump için bu tür ayrıntılar gereksizdi. Ona göre mesele şuydu: ABD, Ukrayna’ya milyarlarca dolar yardım yaptı ve karşılığında hiçbir şey almadı. Trump, savaşın gereksiz yere uzatıldığını iddia ederek Zelenskiy’i ABD’yi manipüle etmekle suçladı. Başkan Yardımcısı JD Vance ise Zelenskiy’nin geçmişte Demokratların mitinglerine katıldığını hatırlatarak “ABD’ye ne kadar bağlı olduğunu herkes biliyor” yorumunu yaptı.
Bütün bu gelişmeler, ABD’nin Avrupa ve Ukrayna ile arasındaki gerilimi artırdı. Ancak asıl soru şuydu: Eğer ABD Ukrayna’ya desteğini keserse, Avrupa bu boşluğu doldurabilir mi?
Trump’ın Oval Ofis’te verdiği........
© Muhalif
