menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Kafa, NATO Mermer

15 0
13.07.2026

1960 lı 1970 li yıllarda halkımız arasında yaygınlaşan bu deyim aslında o yıllarda düşünmeyen, değişmeyen, sorgulamadan benimseyen manasında kullanılmış olsa da genelde ne kadar anlatırsan anlat laf dinlemeyen, inatçı, değişimlere direnç gösteren ve hatta kafası çalışmayan kişiler için kullanırız. Birkaç gündür de Dünyayı ülkemizde buluşturan NATO toplantısına katılanları düşündüğüm zaman, hiç beklemediğim kadar anlamlı geliyor bu deyim bana.

Türkiye bu yıl dünyanın en kritik iki uluslararası zirvesine ev sahipliği yapıyor. Önce Ankara’da NATO liderleri buluştu. Birkaç ay sonra ise dünyanın gözü Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne çevrilecek.

İlk bakışta biri güvenliği, diğeri çevreyi konuşuyor gibi görünüyor.

Oysa ikisinin de cevabını aradığı soru aynı: İnsanlığın geleceğini en çok ne tehdit ediyor?

Bu sorunun peşine düşünce NATO Zirvesi’nin ardından yayımlanan resmi sonuç bildirgesi *“The Ankara Summit Declaration” incelediğimde gördüm ki; NATO’nun gündeminde,

Ukrayna vardı. Rusya vardı. İran vardı. Savunma sanayii vardı. Yapay zekâ destekli savunma sistemleri vardı. Enerji güvenliği vardı. Silahlanma vardı.

Ama NATO’nun yıllardır kendi belgelerinde “güvenlik tehdidi” olarak tanımladığı iklim değişikliği  yoktu.

Bu beni şaşırttı. Çünkü NATO iklim krizini yeni keşfetmiş bir kurum değil.

2021’de kabul edilen “Climate Change and Security Action Plan” ile iklim değişikliğini güvenlik planlamasının içine aldı.

“2022 Stratejik Konsepti”’nde iklim değişikliğini ittifakın karşı karşıya olduğu temel tehditlerden biri olarak tanımladı.

Daha birkaç ay önce yayımlanan “The Effects of Climate Change on Security Raporu” ise çok daha açık konuşuyordu: İklim değişikliği artık yalnızca çevrecilerin........

© Muhalif