menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İttihat ve Terakki Dersleri

29 0
06.06.2026

Son günlerde Ankara mahfillerinde “devlet aklı” nın devreye girdiği ve yeni Türkiye’yi tasarımlamak üzere olduğu konuşuluyor. CHP’nin eski, şimdi de “kayyım Genel Başkan” Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mali İşler ve Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun söylemiyle bu “devlet aklı” tıpkı İttihat ve Terakki aklı gibiymiş. Öyleyse, beterin de beteri var, demektir.

Size bir yıl kadar önce Muhalif.com.tr’de yayımlanan bir yazımı fikr-i takip olsun diye yeniden köşeme alıyorum.”İttihatçılar’ın ABD’yle İmtihanı” başlıklı yazım şöyle:

“Bu yazıda tarihten bazı örnekler vermek üzere klavye başına oturdum. Sizleri 20. Yüzyılın başlarına, Büyük Savaş ya da sonra anılan ismiyle Birinci Dünya Savaşı yıllarına götüreceğim.

“Henry Morgenthau, Büyük Savaş’ın başlangıç yıllarında, yani 1912’yle 1916 arası Osmanlı İmparatorluğu nezdinde ABD’nin İstanbul Sefir-i Kebir’iydi (Büyükelçisi).Morgenthau’nun sefirliği sırasında, Osmanlı Hükümeti olan İttihat ve Terakki Fırkası’nın liderleriyle yakın dostluk kurduğu kayıtlarda var.

“Chatham House’un internet sitesinde, Morgenthau’nun İstanbul’da görevli olduğu yıllarda nelerin yaşandığıyla ilgili göz açıcı bir yazı okudum. Yazıya geçmeden önce size Chatham House’u anlatayım. İngiltere Krallığı, Büyük Savaş’tan sonra Almanya’yla imzalanan Versailles Antlaşması’yla birlikte dünyada yeniden büyük ölçekli bir savaşın çıkmasını engellemek için ülkeler arasındaki diyaloğu etkin kılmak amacıyla 1920’de Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nü kurdu. 1926’da Enstitü Kraliyet Ailesi’nin imtiyazını alarak isminin başına “Kraliyet” ibaresini ekledi. Ancak ilerleyen yıllarda enstitü,  bulunduğu binanın ismiyle anılmasından dolayı Chatham House olarak belleklere yerleşti.Chatham House bugün Amerikan Brookings Institute’tan sonra dünyanın en etkili ikinci düşünce kuruluşu kabul ediliyor.

Gelelim Chtham House’un internet sitesindeki yazıya:

“’Çok az diplomatın ismi tarih boyunca hatırlanır. Bunlar istisnadır. Henry Morgenthau da bu istisnalardan birisidir. İlk bakışta Morgenthau, ABD üst tabakasından yetişmiş, varlıklı geçmişi sayesinde büyükelçilik payesine erişmiş bir kişilik olarak görülebilir. Ancak Morgenthau paradan çok fikirlere önem veren bir kişilik, ondokuzuncu ve yirminci yüzyılın başında yaşamış bir çeşit George Soros diyebilirsiniz.

“’Morgenthau o dönem anılan adıyla Constantinople yani İstanbul’da dinamik bir büyükelçilik kariyerine imza attı. Soros gibi Morgenthau da daha sonra ABD’ye göç edecek Avrupalı Yahudi bir ailenin oğlu olarak........

© Muhalif