Çini ustası Mehmet Gürsoy ile “Aynı Suyun Farklı Çeşmelerinden”
Kütahya’ya giderken açıkçası yalnızca bir çini ustasını ziyaret edeceğimi düşünüyordum. Ama Mehmet Gürsoy’un atölyesinden çıktığımda hissettiğim şey bambaşkaydı. Sanki yalnızca bir sanatçıyı değil, bir medeniyet hafızasını ziyaret etmiş gibiydim.
Atölyeye girer girmez insanın içine tuhaf bir sakinlik çöküyor. Raflarda dizili desenler, fırından çıkmış çiniler, doğru evlere, doğru mekânlara gitmeyi bekleyen eserler… Orada zaman başka akıyor. Bugünün hızından uzak, daha sabırlı, daha derina bir ritim var. Belki de gerçek ustalık tam olarak böyle bir şey. Zamana direnmek.
Mehmet Gürsoy tam elli yıldır çini sanatının içinde. Ama “içinde” kelimesi bile yetmiyor aslında. Çünkü o yalnızca çini yapan biri değil; neredeyse unutulmuş bir sanatın yeniden ayağa kalkmasına ömrünü vermiş bir insan. 1970’lerde eski çini renklerini yeniden çözmeye çalışırken ellerinde doğru dürüst kaynak bile yokmuş. Eski ustaların sırlarını anlamak için kimyagerlerle, mühendislerle çalışmışlar. Düşünsenize… Bir mavinin peşinden yıllar geçirmek. Bugünün dünyasında kulağa........
