menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşk mı, İlham mı, Yıkım mı?

22 0
01.03.2026

Herkes masumiyet hikâyelerini seviyor. Herkes köşesinde Masumiyet Müzesi’ni anlatıyor. Sanki kırık kalpler, takıntılı aşklar, yarım kalmış vedalar sadece bize aitmiş gibi… Tek bizde mi var Masumiyet Müzesi? Hiç sanmıyorum. Dünyanın sanat tarihine biraz yakından bakınca görüyorsun ki ilişkiler her yerde aynı yerden kırılıyor. Coğrafya değişiyor, isimler değişiyor ama duygusal dinamik değişmiyor güç, tutku, bağımlılık ve yıkım.

Sanat tarihi masum değil. Bazı tablolar güzellikten değil, duygusal enkazdan doğuyor. Fırçanın ucunda çoğu zaman aşk değil; güç, narsisizm, terk edilme korkusu ve kontrol arzusu var. Ve bazı ressam ilişkileri var ki… bir roman değil, neredeyse klinik vaka dosyası gibi okunuyor. Bugünün söylemiyle toksik ilişkisi…

Bizden biri ; Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu ve Mari Gerekmezyan meselesine…

Dışarıdan bakınca her şey neredeyse kusursuz görünüyor. Paris’te başlayan bir birliktelik, Türkiye’de kurulan bir sanat yuvası, birlikte üretim, birlikte yolculuklar… Bedri Rahmi ile Eren, uzun yıllar “örnek sanatçı çifti” olarak anlatıldı. Eren’in Türkiye’ye gelişi, adını değiştirip bu coğrafyada kök salması, Bedri Rahmi’yle kurduğu üretim ortaklığı… Bunların hepsi vitrinde duran, düzenli ve güçlü bir hikâye gibi.

Ama sanat tarihinin vitrini çoğu zaman gerçeğin sadece parlak yüzünü gösterir.

Bedri Rahmi’ye ne demeli… Güçlü, üretken, karizmatik bir figür. Çevresi geniş, etkisi büyük. Böyle figürlerin hayatına giren her yeni insan, ister istemez o güçlü yerçekiminin içine çekiliyor. Hikâyeye Mari Gerekmezyan girdiğinde de tam olarak olan bu.

Mari genç, yetenekli, hassas bir heykeltıraş. Aynı zamanda öğretmen. Ama onun hikâyesi ne yazık ki çoğu zaman kendi üretimi üzerinden değil, bu ilişki üzerinden hatırlanıyor. İşte tam da burada, sanat tarihinin o rahatsız edici kalıbı devreye giriyor.

Bedri Rahmi evli. Üstelik akademide güçlü bir konumda. Mari ise daha kırılgan bir yerde; genç, yükselme potansiyeli olan, duygusal olarak........

© Muhalif