KURSLARLA KAÇIRDIĞIMIZ ÇOCUKLUK
KURSLARLA KAÇIRDIĞIMIZ ÇOCUKLUK
Bu hafta milyonlarca çocuk karne aldı. Okullar kapandı, yaz tatili başladı. Şimdi pek çok evde benzer telaşlar yaşanıyor. “Hangi yaz kursuna gönderelim?” “Hangi etkinliğe yazdıralım?” “Tabletin başında bütün yaz oturmasın.” “Boş kalmasın.” Bu kaygıları yersiz bulmuyorum. Elbette her anne baba çocuğunun yaz tatilini verimli geçirmesini ister. Ancak her yıl aynı soruları sorarken, başka bir soruyu sormayı unutuyor olabilir miyiz? Çocuğumuz bu yaz hayata ne kadar karışacak? Bugün çocuklarımızın en büyük eksiği bir kursa daha gitmemeleri, bir enstrüman çalamamaları ya da yabancı dili biraz daha geç öğrenmeleri değil. Bence asıl eksik, günlük hayatın içinde yeterince yer almamaları. Birçok çocuk yaşına göre oldukça başarılı. Sınavlara hazırlanıyor, teknolojiyi iyi kullanıyor, yabancı dil öğreniyor. Fakat aynı çocuk tek başına pazara gitmekten çekinebiliyor, sofraya katkı sunmuyor, misafir ağırlamıyor, dedesinin bir işini takip etmiyor. Çünkü bunlar artık çocukluğun doğal parçaları olmaktan çıkmış durumda. Biz........
