EBEVEYNLİKTE İHLAS
Geçen gün bir dost meclisinde bir baba, kızını herkesin duyacağı şekilde uyardı. Anlık bir hatası üzerine uzun uzun nasihat etti. Kızın yüzü, yaptığı hatadan çok babasının tavrı karşısında düştü. Mahcubiyeti giderek öfkeye dönüştü. Baba ise sözlerini kızına bakarak değil, bize dönerek bitirdi: “Hep anlatıyoruz işte…” O an kıza üzüldüm. Çünkü belki de örtülmesi gereken bir hatası, herkesin önünde yeniden açılmıştı. O, nasihatten çok hatasının ilanını dinlemişti. Sonra babaya üzüldüm. Çünkü bana öyle geldi ki o sırada kızına değil, bize konuşuyordu. Sanki kızının yaptığı yanlıştan kendisini ayırmaya çalışıyor, “Ben görevimi yapıyorum.”, “Ben duyarsız bir baba değilim.” demek istiyordu. Belki yanılıyor olabilirim. İnsanların kalbini Allah’tan başka kimse bilemez. Ama o sahne beni uzun süre düşündürdü. Acaba biz de zaman zaman çocuklarımızla konuşurken aslında onları değil, çevremizdeki insanları mı muhatap alıyoruz? Çocuğumuzu düzeltmeye çalışırken gerçekten onun kalbine mi sesleniyoruz, yoksa kendimiz hakkında bir........
