ANTİDEPRESANLARIN GİZLENEN TEHLİKELERİ
Modern tıbbın en yaygın kullanılan ilaçlarından biri olan antidepresanlar, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozuklukların tedavisinde adeta “kurtarıcı” olarak sunuluyor. Ancak ilaçların ardında yatan gerçekler, toplum sağlığı ve bireysel düşünce özgürlükleri açısından ciddi tehditler barındırıyor. Antidepresanların gizli tehlikelerini ve elitlerin kontrol mekanizmalarını derinlemesine inceleyerek, okuyucuları ilaçların gerçek yüzüyle yüzleşmeye davet ediyoruz.
1. İlaç Endüstrisinin Manipülasyonları ve Küresel Çıkarlar
Antidepresanlar, ilaç endüstrisinin en kârlı ürünlerinden biri olarak, manipüle edilmiş bilimsel çalışmalar ve agresif pazarlama stratejileri üzerine inşa edilmiş sistemin parçası haline geldi. Örneğin, yayınlanan araştırmalar, etkinliğinin plasebo etkisinden farklı olmadığını ortaya koyarken, ilaç şirketleri verileri gizleyerek etkinliği abarttı. 1980’lerde Prozac’ın piyasaya sürülmesi, antidepresan kullanımında büyük artışa neden olurken, toplumun duygusal ve düşünsel süreçlerini etkileyerek, elitlerin toplumsal uyumu sağlamak için kullandığı araç haline geldi. Ancak, intihar eğilimi ve cinsel işlev bozuklukları gibi ciddi yan etkiler uzun süre kamuoyundan saklandı. 2019’da yapılan meta-analiz, antidepresan kullanan gençlerde intihar riskinin ` arttığını gösterirken, ilaç endüstrisi toplum sağlığını değil, kârlarını ön planda tutarak, elitlerin toplum üzerindeki kontrolünü artırmaya devam ediyorlar.
2. Küresel Sağlık Politikaları ve Antidepresanların Yaygınlaştırılması
Gelişmekte olan ülkelerde antidepresan kullanımının artışı, sağlık sistemlerini zorlarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi kuruluşlar kullanımını teşvik eden politikaları destekliyor. WHO’nun 2020 raporuna göre, dünya genelinde 280 milyon kişi depresyonla mücadele ediyor, ancak antidepresanların yan etkileri genellikle göz ardı ediliyor.........
© Mir'at Haber
