menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN DİLİ BİLİM DİLİ

36 0
22.02.2025

“Hak Dini Kur’an Dili”, merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirine verdiği bir isim. Derin dinî, kelâmî ve felsefî kültüre sahip bir alimin, bu ismi tefsirine ad olarak koymasının, rastgele ve sıradan olmadığını; bilakis Kur’an’ın kendine özgü bir dil yapısı ve üslubuna dikkat çekmek için bilinçli olarak seçtiğini düşünüyorum. Kur’an üslubunun ve mantığının, insanlar tarafından üretilen dillerden ve üsluplardan farklı bir niteliğe sahip oluşu da bunu ifade ediyor. Nitekim insanlar tarafından üretilen din dili, bilim dili ve felsefî dil ile Kur’an dili mukayese edildiğinde bu farklılık açıkça belli oluyor.

Kendine özgü bu dil yapısıyla Kur’an, insanların hem akıllarına, hem kalplerine, hem de duygularına hitap ediyor ve dinleyenleri ve okuyanları derinden etkiliyor. Özellikle insan-Allah ve insan-insan ilişkilerine dair verdiği bilgilerde bu özellik daha da belirgin bir nitelik arz ediyor. İnsan-kainat ilişkilerine dair verdiği bilgilerde kullandığı dil ve üslubun ise bilim insanlarının kullandığı dile benzemeyişi de bu farklılığın bir başka boyutunu gösteriyor. Nitekim şu örneklerde Kur’an dili ile bilim dili mukayese edildiğinde, hem üslup farlılığı, hem de muhteva benzerliği müşahede ediliyor:

1.“Kâfirler görmezler mi ki gökler ve yer birbirine bitişik idiler, onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ iman etmezler mi?” [1] (Kur’an Dili)

“Önce mekânda gazlardan müteşekkil çok büyük bulutlar vardı. Gaz bulutları sabit durmayıp döndüklerinden cazibe kuvvetinin te’sîriyle parçalanmıştır. Parçalanan bölümler de yine cazibenin te’sîriyle gitgide tekasüf ederek sıkışmaya başlamış, sıkışan ve dönen cisimler belirtildiği gibi küreye yakın şekiller almış; kesafetin artmasıyla içteki hararet de artmış, bu yüzden merkezde bulunan hidrojen helyuma dönmüş ve ışık, ısı neşretmeye başlamıştır. İşte bu bölünen, parçalanan gaz; küreleri, galaksileri, yıldızları ve güneş manzumesini meydana getirmiştir.” [2] (Bilim Dili)

2.“Sen yeryüzünü kupkuru görürsün. Onun üstüne suyu indirdiğimizde harekete geçer, kabarır ve güzel çiftten nebatlar biter.” [3] (Kur’an Dili)

“Rüzgârın sürüklediği bulutlardan inen yağmur, toprağı yumuşatarak bitkilerin yeşermesini ve büyümesini sağlar”. (Bilim Dili)

3.”Gerçek şu ki, Biz insanı balçıktan süzülmüş bir özden yarattık. Sonra onu (yaratma sürecinde) sağlam, korunaklı bir yere meni olarak yerleştirdik. Sonra da bu meniyi, aşılanmış bir yumurta olarak rahmin duvarına astık. Bir süre sonra bu aşılanmış yumurtayı bir et parçası (cenin haline) getirdik. Daha sonra da bu ceninde kemikler oluşturduk. Ardından bu kemikleri etlerle kapladık. Nihayet onu yepyeni bir varlık olarak dünyaya getirdik. (Sizi bu şekilde yaratmayı takdir eden) yüceler yücesi Allah ne mükemmel yaratıcıdır!” [4] (Kur’an Dili)

“Döllenmiş yumurtaya zigot denir. Zigot ana rahminde annenin kanıyla beslenerek gelişimine devam eder. Kemik hücreleriyle et hücreleri birbirinden farklıdır ve kemik hücreleri et hücrelerinden önce teşekkül eder. Daha sonra cenin oluşumunu tamamlar.” (Bilim Dili,)

4.“Ay için de nihayet kuru bir hurma dalına döneceği menziller tayin etmişizdir.”[5] (Kur’an Dili)

“Ay, Dünyâ’nın yörüngesi boyunca kıvrım kıvrım dönerek yol alan bir yörüngeye sahiptir. Tıpkı bir sarmaşık gibi dönen, kıvrılan ve bükülen bir dal gibi. [6] (Bilim Dili)

5.“Biz semaları kendi gücümüzle kurduk; onu biz genişletmekteyiz.”[7] (Kuran Dili)

“Evrendeki galaksiler birbirinden uzaklaşmakta, uzay........

© Mir'at Haber