menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSKENDERİYE’DEN KRALLAR (FİRAVUNLAR) VADİSİ’NE: TAŞ KAZIKLAR VE ÇÜRÜYEN KİBİR (8)

12 0
yesterday

İSKENDERİYE’DEN KRALLAR (FİRAVUNLAR) VADİSİ’NE: TAŞ KAZIKLAR VE ÇÜRÜYEN KİBİR (8)

Geçen yazımda da belirttiğim üzere; Yolculuğumun ilk durağı, Akdeniz’in o mağrur ve entelektüel şehri İskenderiye (Alexandria) idi. Antik dünyanın en büyük kütüphanesine, devasa deniz fenerine ev sahipliği yapmış bu şehir; aslında firavun kibrinin Helenistik akılla birleştiği, insan zekâsının vahiyden koparak, nasıl birer “küresel azgınlık” (tuğyan) merkezine dönüştüğünün ilk laboratuvarıdır. İskenderiye’nin o devasa liman kalıntılarına ve surlarına bakarken, Fecr Suresi’nin “Onlar ki ülkelerinde azgınlık ettiler” âyetinin, sadece çöle değil, denizlere ve bilime de hükmettiğini sanan o insan kibrini nasıl da tam on ikiden vurduğunu hissettim.

Resim: İskenderiye-Kayıtbay Kalesi (Foto: Ali Seyyar).

İşte bu kibrin tasfiye edildiği en somut nokta, dalgaların dövdüğü yarımadada yükselen muhteşem Kayıtbay Kalesi’dir. İslâm askeri mimarisinin Akdeniz’deki bu en tarihî eseri, Memlük Sultanı Eşref Seyfeddin Kayıtbay tarafından 1477 yılında inşa ettirilmiştir. Kalenin en sarsıcı sırrı, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen ama depremlerle yerle bir olan pagan dünyasının kibir abidesi İskenderiye Deniz Feneri’nin tam üzerine kurulmuş olmasıdır. Sultan Kayıtbay, kalenin inşasında doğrudan o yıkılan fenerin devasa taş bloklarını kullanmıştır. Dolayısıyla bu yapı, antik pagan kibrinin külleri ve yıkıntıları üzerinde yükselen muazzam bir İslâm kalkanıdır.

Bu kale, sadece Memlüklerin değil, Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır seferiyle birlikte adaleti tesis eden Osmanlı’nın da göz bebeği olmuştur. Osmanlı sultanları, Doğu Akdeniz’in bu kilidini sürekli tahkim etmiş, surlarını en ileri toplarla donatarak, şehri yüzyıllarca korsanlardan ve sömürgeci iştahlardan korumuştur. Ancak 1798’de Napolyon’un askeri ve sözde entelektüel işgaliyle sarsılan kale, asıl büyük vahşeti 1882’de İngiliz donanmasının şehri acımasızca........

© Mir'at Haber