DİYANET İŞLERİ BAŞKANI SAYIN PROF. DR. SAFİ ARPAGUŞ’A YAZDIĞIM MEKTUBUMA NEDEN CEVAP VERİLMİYOR? (1. BÖLÜM)
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI SAYIN PROF. DR. SAFİ ARPAGUŞ’A YAZDIĞIM MEKTUBUMA NEDEN CEVAP VERİLMİYOR? (1. BÖLÜM)
Diyanet İşleri Başkanlığı, sadece fetva veren soğuk bir bürokratik mekanizma değil; nebevî sünnetleri asrın idrakine söyleterek, müminlerin ruh dünyasını imar eden manevi bir kılavuz olmak zorundadır. Bir ilim insanı olarak ömrümüzü vakfettiğimiz meselelerde, bu kurumsal aklın ufkunu açacak teklifleri en yüksek makama ulaştırmak, bizim ümmete olan ilmî sadakat borcumuzdur.
Bu borcun gereği olarak, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Safi Arpaguş’un şahsına, bizzat Efendimiz’in (sav) her sabah uyguladığı bir sünnetin ihyası için somut ve stratejik bir teklif mektubu bundan birkaç ay öncesi gönderdim. Ne acıdır ki, ilmî derinliği malum olan bir makamdan bugüne kadar tek bir satır cevap alamadım. İlim ehline karşı gösterilen bu bürokratik sağırlığın sitemine geçmeden önce, gelin o resmi makama arz ettiğim mektubun aslına birlikte bakalım:
“Konu: Bir Sünnetin İhyası: Cami İrşat Faaliyetlerinde “Rüya Meclisleri” ve Din Görevlilerine Yönelik “Rüya Tabiri Eğitimi” Hakkında Öneri.
İslâm medeniyetinin ve millî birliğimizin kalbi olan camilerimiz, sadece ibadet mekânları değil, aynı zamanda müminlerin ruh dünyalarının rehberlik ve hikmetle imar edildiği mukaddes çatılardır. Zat-ı âlinizin ilmî derinliği ve irşat faaliyetlerindeki hassasiyeti malumdur. Bu bağlamda, asrı-saadette bizzat Fahr-i Kâinat Efendimiz (sav) tarafından her sabah titizlikle uygulanan, ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir irşat metodunun yeniden ihyası hususundaki teklifimi takdirlerinize sunmak isterim.
Sahih kaynaklarda Hz. Dahhak bin Ziml (İbn Ziml) gibi sahabilerin rivayetleriyle sabit olduğu üzere; Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, her sabah namazını müteakip yüzünü ashabına döner ve büyük bir ihtimamla “İçinizde rüya gören var mı?” diye sorarak, adeta bir “rüya meclisi” kurardı. Peygamberimiz (sav), rüyaları bizzat tabir ederek, ashabının ruh dünyasına rehberlik eder, onları geleceğe dair müjdeler veya uyarılara........
