KÂFİRLER ARASINDA AYRIM YOKTUR
KÂFİRLER ARASINDA AYRIM YOKTUR
Hz. Nûh’tan başlayan ve Hz. Lût’a kadar uzanan ilâhî uyarı çizgisinde hakîkati inkâr eden ve yalanlayan toplumların başlarına nasıl cezaların geldiğini âyetlerden takip ettik. Şimdi ise sırada Firavun halkı vardır ve onların burada özel olarak anılmasının sebebi, Mısırlıların antik çağdaki en gelişmiş ve en güçlü millet olmasıdır. Firavun, Mısır’ı idare eden yöneticilere verilen addır. Bu nedenle tek firavun değil Firavunlar hanedanı vardır ve bu yönetim zinciri o dönemin kötülüğünü/zulmünü temsil etmektedir. Dikkat edilirse Kamer Sûresi boyunca sürekli Allah’ın uyarılarını gözardı eden toplumlar, farklı milletlerden oluşsa da ortak yönleri “küfürleri” yâni hakîkati örtmeleridir. Bundan dolayı olacak ki; Hz. Peygamber Bakara/120. âyetine[1] dayanarak “Küfür tek millettir” demiştir.
İşte bu gerçekliğin yansımasını Kamer/41-44. âyetleri bize çok net anlatmaktadır: “Firavun halkına [da] kesinlikle bu tür uyarılar gelmişti; onlar Bizim bütün mesajlarımızı yalanlamışlardı: bunun üzerine, yalnızca, her şeyin belirleyicisi olan Kudret Sahibinin hesap soracağı şekilde onlara hesap sorduk. Öyleyse, [şimdi] sizden hakîkati inkâr edenler diğerlerinden daha mı iyidirler; yoksa [kadîm ilâhî] hikmet belgelerinde sizin için dokunulmazlık [sözü] mü verildi? Yoksa onlar, ‘Biz yek vücut olmuş bir grubuz, [ve bundan dolayı] üstünlük bizim hakkımız!’ mı diyorlar?”[2]
Firavun halkına uyarıları getiren Hz. Mûsâ olmasına rağmen onun bu âyetlerde ismi geçmemektedir. Bunun nedeni âyette geçen “en-nuzur” yâni “uyarıcılar” kelimesinde saklıdır. Anlaşılıyor ki; bu hanedanlığa Hz. Mûsâ dışında birçok peygamber gelmiş ama onlar her defasında bu uyarıcıları yalanlamışlardır. Allah da değişmez sünnetinin bir gereği olarak onları cezalandırmıştır. Kamer/41. âyette geçen “âl” kelimesi “aile” anlamına gelmektedir. Yani uyarılar Firavun ailesine veyâ ülkeyi yöneten Firavun yönetim kadrosuna yapılmıştır. Çünkü onlar, kendi kavimlerini özgür irâdeden yoksun bırakacak kadar baskı altında tutmuşlar ve onlara kendilerini........
