menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DUHÂ SÛRESİ

16 0
27.02.2026

Duhâ Sûresi, Kur’ân’ın resmî dizilişe göre 93, iniş sırasına göre ise 11. sûresidir. Mekkî karakterli olan bu sûre 11 âyetten meydana gelmiştir. Adını ilk âyetinde geçen ve “kuşluk vakti” anlamına gelen “duhâ” kelimesinden almıştır. Rivâyet edildiğine göre Fecr Sûresi’den1 sonra hiçbir vahiy alamayan2 Hz. Peygamber’e, Mekke’deki düşmanları hemen bu olayı kullanarak “Rabbin seni unutmuş ve sana darılmış” demeleri üzerine inmiştir. Sûre her ne kadar ilk bakışta özel olarak Hz. Peygamber’e sesleniyormuş gibi görünse de daha genel anlamıyla; iyi ve suçsuz insânları müthiş şekilde etkileyen ve hâtta zaman zaman Allah’ın aşkın adaletini bile sorgulamalarına yol açan üzüntülere ve sıkıntılara maruz kalmış olan bütün mümin erkek ve kadınları ilgilendirmekte ve onları tesellî etmeyi amaçlamaktadır.

Sûrenin ilk iki âyeti, İslâm güneşinin yükselişini sembolize eden kuşluk vaktiyle küfür ve şirk döneminin, bitmeye yüz tutmuş karanlık bir geceyi andıran hâline yeminle başlar. Sonrasında gelen dört âyette Allah’ın Hz. Peygamber’i terk etmediği ve kendisine darılmadığı bildirilir. Hz. Peygamber’i yakın bir gelecekte büyük başarıların beklediği, peygamberlik görevinin sonunun başlangıcından daha hayırlı olacağı müjdelenir. Aslında Hz. Peygamber annesiz babasız büyüyen bir yetimken Rabbi kendisini koruyup kollamış ve O’na peygamberlik vermiştir. Artık O’nun Rabbin desteğinden uzak kalması ve terkedilmiş bir duruma düşmesi söz konusu değildir. 7-11. âyetler arasında ise Allah, Hz. Peygamber’den beklenen görevleri yerine getirmesini; yetime, kimsesize sahip çıkmasını, ihtiyacı olanlardan elini boş çevirmemesini istemektedir. Sûre, Hz. Peygamber’den Rabb’inin nimetlerini dile getirmeyi emreden bir âyetle son bulmakta, bundan da en büyük nimet olan İslâm dininin tebliğ ve tâlim edilmesi istendiği sonucu çıkarılmaktadır.

Kur’ân’da bir varlığın üzerine yemin edilmesi, yemin edilen varlığın önemine, konunun ciddiyetine ve bu varlığın, insânın oluş ve erişindeki rolünü düşünmeye yapılan bir vurgudur. Aynı zamanda bir varlığa yemin etmek, o varlığın şahitliğini söz konusu etmektir. Yeminle başlayan Kur’ân sûrelerini anlamanın bir yolu da, yemin edilen varlıklarla yeminlerin peşinden gelen mesajın........

© Mir'at Haber