SOL’UN NAMUSU
Gazeteci Rauf Tamer, 1975 yılında “Solun Namusu” adlı güzel bir eser yayınlamıştı. Tamer’e göre sol, namustan yana fukara idi, bunu ironik bir biçimde ifade ediyordu. Rauf Tamer, kitabıyla ilgili bir fıkrayı da şöyle yazmıştı: Adam kitapçıya girmiş “Solun namusu var mı?” diye sormuş, “Yok” demiş. Bir başkasına da sormuş, o kitapçı da “Vardı, kalmadı” demiş.
Solculuktan İslam’a dönen, şair-yazar İsmet Özel de büyük tepki alsa da: “Solcu denildi mi Türk milleti ‘boynuzlu’ anlar” demişti.
Son günlerde, sözüm ona komedyen diye pazarlanan Deniz Göktaş denen şarlatanın, Kur’an’la dalga geçen ifadelerinden ve Haluk Levent’in topladığı deprem yardımlarını yağmaladığı AHBAP’ın düzenbazlığından sonra sol, Rauf Tamer’i haklı çıkararak namussuzluğunu iyice pekiştirdi. Bu namus yoksunluğu, beraberinde Kur’an, Peygamber ve İslam düşmanlığını da getiriyordu. Başta, pavyonda satın alınan delegelerle CHP’nin başına geçen Özgür Özel ve onun Alicengiz oyunlarıyla devirdiği ama sonunda mutlak butlanla CHP’nin başına tekrar getirilen kalite ve kalibre yoksunu Kılıçdaroğlu, Deniz Göktaş denen siyasi alevici şarlatana hemen sahip çıktılar. Koşarak Çağlayan Adliyesine ziyarete gittiler.
Öbür taraftan; “Depremde devletin olmadığı yerde olan AHBAP gururumuzdur” diye zamanında tweet atan sol’un ahlaksızları, o gün devlet kurumlarını itibarsızlaştırmak için sabıkalıların kurduğu AHBAP’ın yağması ortaya çıkınca pişkin pişkin; “Haluk Levent’in sicili ve sabıkası devlet tarafından biliniyordu. Devlet bunlara para toplama izni vermemeliydi” demeye başladılar. Bu münafık ve ikiyüzlü solcuların işte ar damarları böyle çatlak ve namus anlayışları sıfırdır.
DEM partisi bunlardan geri kalır mı? Tülay Hatimoğulları: “Gülmek de, güldürmek de yasak. Ne trajikomik bir korku sahnesi?” demiş. Sosyal medyada bu hatun kişiye; “Tülay, Rahmi Koç’un Kürt kadını fıkrasına da güldün mü?” diye sormuşlar. Çünkü Rahmi Koç o fıkrayı anlatınca aynı hatun: “Bu söylemlerin, Kürt düşmanlığının bir yansıması olduğunu belirterek, ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin mizah adı altında meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceklerini” ifade etti. Bu ne ikiyüzlülük Tülay Hanım? Kur’an’ın, Peygamberin, İslam’ın “Kürt” kimliği kadar değeri yok mu? Biz Müslümanların yanında var. Çünkü Müslümanlık üst kimliğimizdir. Irkımız, coğrafyamız, mensubu olduğumuz siyasi partimiz, sendikamız, mektebimiz ve meşrebimiz alt kimliklerimizdir. Hiçbir zaman üst kimliğimizi bunlara kurban edemeyiz. Bunu kafana iyi sok.
Sol’un namus........
