menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ

7 1
04.03.2025

Ramazan ayı, Allahu Teâlâ’nın af ve mağfiretinin coştuğu, kötülüklerin asgariye indiği, şeytanın iğvasının/ayartmasının azaldığı bir aydır. Hoş gelmiştir.

Kötü her zaman kötü, haram her zaman haram, iyi de her zaman iyidir. Kötülüklerden uzak durmak ve haramlardan kaçınmak, Mü’minlerin on iki ayın tamamında uymaları gereken kurallardır. Üç aylarda ve özellikle bu aylardan Ramazanda tamamen mistik bir havaya girerek manevî bakımdan yücelmeye çalışıp Ramazan çıktıktan sonra Yüce Allah’ın yasakladığı fiilleri yapmaya, kaldığı yerden başlamanın İslamî bir mantığı yoktur. Yani İslam’da üç aylar ve mübarek geceler “günah çıkarma” ay ve geceleri değildir.

Mübarek gün, ay ve gecelerin dışında helalı haramla karıştırıp gri bir hayat yaşayan insanımızın, bu gün ve gecelerde kötülüklerden el çekip akabinde kötülüklere tekrar dönmesi, İslam’ı, Hıristiyan algılamasıyla yaşamasıdır. Çünkü Hıristiyan bir kişi, hafta boyunca her türlü çılgınlığı yapıp Hıristiyanlıkça yasaklanmış fiilleri işledikten sonra Pazar günü papazın huzurunda bir haftalık günahına tevbe edip ondan arındığına inanır. Pazartesi sabahla beraber kaldığı yerden devam eder. İşte tevbenin ne anlama geldiğini “az da olsa ibadette devamlılığın esas” olduğunu, “haramlardan mutlaka kaçınılması” gerektiğini İslamî mantık çerçevesinde değerlendirmeyen, yüzer-gezer çarşı-pazar kültürü ile yetişmiş olan müslümanımız da aynı tuzağa düşmemelidir. Allah (c.c) her zaman tevbeleri kabul edendir. Hasbel beşer günah işleyene hemen akabinde tevbe vaciptir. Günahlardan pişmanlık ve geriye dönmemeye karar vermek tevbenin esasıdır.........

© Mir'at Haber