menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İÇİŞLERİ VE ADALET BAKANLARINA AÇIK MEKTUP

15 0
14.04.2026

İÇİŞLERİ VE ADALET BAKANLARINA AÇIK MEKTUP

Size yürürlüğe giren yeni trafik yasasının sahaya yansımasıyla ilgili yanlış giden uygulamalardan bahsedeceğim. Günümüzde laikliği ilke edinmiş seküler devletler, suçları asgariye indirmenin yolunu cezaları ağırlaştırmakta aramaktalar. Kafa ve kalplere maneviyat yükleme yerine cüzdanlara göz dikmekteler. Elbette suçların önünü almak için müeyyide şarttır. Hz. Osman’ın; “Kitapla yola gelmeyeni kırbaçla (müeyyide ile) yola getiririm” dediği gibi, eğitimle, ahlak ilkelerine uymakla yani kitapla yola gelmeyenlere cezaî müeyyide elbette gereklidir. Dünyada yaptıklarının hesabını ahirette vereceği inancıyla vicdan karakolu oluşturmayanları, elbette polis karakolları ile yola getirmek gereklidir. Poliste vicdan karakolu yoksa onu kim yola getirecek? İşte orası düşündürücüdür. Keşke devletimiz şu seküler Kemalist eğitimden vaz geçse de, kendi kendini kontrol edebilen maneviyat yüklü erdemli nesil yetiştirmeyi birinci sıraya, cüzdanlara hücumu da ikinci sıraya alsa!

Cezalar da gerçeklerle örtüşmeli Sayın Bakanlarım. Orantılı, aklen ve vicdanen uygulanabilir ve sürdürülebilir olmalıdır. Halkın vicdanını kanatmadan, geliri ile orantılı olmalıdır. Siz kalkar 28 bin lira asgari ücret ve 20 bin lira emekli maaşı verdiğiniz vatandaşınıza 200.000 (iki yüz bin TL.) trafik cezası yazdırır, kitapla eğitmediğiniz, vicdan yüklemediğiniz, empati kazandırmadığınız, insan psikolojisinden nasibi olmayan lise mezunu, kaprisli ve polis üniformasını giyince kendini yeryüzü ilahı zanneden polisinizin eline ceza yazma kırbacını verirseniz, onlar iktidarla halkı karşı karşıya getirirler. “Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa!” Ego yapmayan, eli vicdanında, kalemi eline aldığında vicdanlı ve empati yapabilen iyi polislerimizi istisna ediyorum ve saygı ve selamlarımı iletiyorum. Ama kötü niyetli ve özellikle iktidara muhalif olan polisler, sübjektif kararlarla uçuk cezalar yazmak suretiyle halkı bezdirip algı oluşturarak mevcut hükümete veryansın etmesini ve ilk seçimlerde oy vermeyerek iktidardan düşmesini hedefine koymuş olabilirler. Dolayısıyla iktidar, bu soygun yasalarıyla vatandaşın öfkesini üstüne çekerek kendi topuğuna kurşun sıkmış oluyor.

Almanya’da asgari ücret brüt 2343 Euro. En yüksek trafik cezası ise 1000 Euro. Bırakın asgari ücret seviyesinde olmayı, onun yarısına ancak tekabül ediyor. Diğer Avrupa ülkelerinde de üç aşağı beş yukarı aynı rakamlar söz konusu. Biz, vatandaşlarımıza Avrupalı Coniler kadar merhamet duymuyor, güya caydırıcılık adına uçuk rakamlar tespit ediyoruz. Hangi kafaya hizmet ediyorsak?

Daha önce, standartlara uymayan plaka değiştirme hikâyesiyle vatandaş, Şoförler Cemiyetinin önünde kuyruk çilesi yaşadı. Şoförler cemiyeti de “para gelsin de nasıl gelirse gelsin” hesabı yaparak standartlara uyan-uymayan bütün plakalara aynı muameleyi uygulayarak kesti makbuzunu, aldı parasını. O günlerde vatandaş da hükümete bastı kalayı ve bedduayı… Şikâyetler ayyuka çıkınca olaya el atarak vatandaşı rahatlattınız. Sağ olun.

Bu yeni trafik cezaları uygulaması da iktidarı yıpratma malzemesi olursa şaşmayın. Eline astronomik trafik cezası tutanağını alan vatandaş, bir itiraz dilekçesiyle iktidara küfrede küfrede Sulh Ceza Mahkemesinin........

© Mir'at Haber