CEMAAT BAHANE, SÖĞÜŞLEMEK ŞAHÂNE
CEMAAT BAHANE, SÖĞÜŞLEMEK ŞAHÂNE
Yüce Allah, Hayat Kitabımızda; “Allah’ın ipine/Kur’an’a topluca/cemaat olarak sarılın, parçalanmayın.” (3/Âl-i İmran: 103) buyurur. Bu ayet, İslam’ın ferdî değil, cemaat halinde yaşanması gereken bir din olduğunu ortaya koymaktadır. Merhum Elmalılı Hamdi Yazır, bu ayetin tefsirini yaparken şunları söyler: “Ben, kendi başıma, yalnızca dinimi imanımı koruyabilirim’ demek tehlikelidir. Kendi başına kalmak isteyen fertlerin, iman ve İslam üzere ahirete gidebilmesi şüphelidir. Fert, zorlama ve baskı altında her şeyini kaybedebilir. Toplum asit gibidir. Ferdi, kimliğinden sıyırıp kendine benzetir. Bundan kurtulmanın yolu, cemaat içinde kalmaktır.” (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, II/405).
İşte bundan dolayı Müslümanların cemaat halinde yapılanmaları gereklidir. Cemaat, İslam’ı hayata hâkim kılmada bir araçtır, amaç değil… İnsanları bu araçla İslam’a çağırırız. Asıl amaç, bir cemaat oluşturarak İslam’ı, bu cemaat içinde yaşamaktır. İslam’ı yaşamada cemaat; bir zarf, bir fanus, bir kale gibidir.
Acaba bugün öyle mi? Fetö ile son günlerde birtakım provokasyonlara imza atmış ve “Kuytulcular” olarak Adana’da ortaya çıkmış, “hocaefendi”li cemaat kisveli provokatör örgüte ve para-altın hazineleriyle yakalanan Süleymancılara baktığımız zaman cemaatler, “İslam insanı” yetiştirme yerine “hocaefendi”lerinin kaprislerini tatmin etmek için, onların iki dudağı arasından çıkan sözlere göre hareket ederek “haşhâşî” yetiştiren suç makineleri hâline gelmiştir.
Hâlbuki Allah-u Teâlâ; “Onların işleri, aralarında istişare iledir.” (42/Şûra: 38) buyurmak suretiyle Müslümanların, kararlarını istişare ederek alıp ortak akılla hareket etmeleri gerektiğini ifade eder. Bugün birçok tarikat ve cemaatte, “İtaat et rahat et” veya “Söz dinle, teslim ol, itaat et” cümleleri -sanki bir iman esasıymış gibi- dillerden düşmez. Elbette bir söz, sonuna kadar dinlenmelidir. Fakat dinlenen her söz, teslim olunacak söz değildir. Delilli bir şekilde söylenmiş ve karşı tarafı ikna etmişse, bu doğru söze şapka çıkarılmalı ve teslim olunmalıdır. Fakat “her ne söz olursa olsun; şeyh, hoca, lider veya üstat söylediği için dinlenmeli ve kayıtsız şartsız teslim olunmalı, o sözün sahibine itaat edilmeli” denilmek isteniyorsa, bu anlayış, Kur’an’la çelişir. Çünkü Kur’an, iddia sahiplerinden, iddialarını delillendirmelerini ister. Kendilerinden başka kimsenin cennete giremeyeceğini iddia eden Ehli Kitapla ilgili Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bir de ‘Yahudiler veya Hıristiyanlardan başkası asla cennete........
