ÇOCUK SEVGİSİNDE CİNSİYET AYIRIMININ CAHİLİYESİ
ÇOCUK SEVGİSİNDE CİNSİYET AYIRIMININ CAHİLİYESİ
Peygamber Efendimiz, “Büyüklerine saygı göstermeyen, küçüklerine ise sevgi duymayan, marufu (selim aklın ve şeriatın güzel gördüğü söz ve davranışları) emredip münkeri (selim akla ve şeriata aykırı söz ve davranışları) yasaklamayan bizden değildir.”[1] Buyurarak çocukları sevmenin önemine en üst seviyede vurgu yapmıştır. Resulullah, torunu Hz. Hüseyin’i kucağına alıp öpmüş sonra da onun üzerinden psikolojik bir tahlilde bulunarak şöyle buyurmuştur: “Çocuk cimriliğin, korkaklığın, cehaletin ve hüznün sebebidir.”[2] Bu hadisin mesajına göre anneler ve babalar güya çocuklarının istikbali için gerekli infakı yapmazlar, kendilerine bir şey olacak olursa onlar bakımsız kalırlar diye korkarlar ve faaliyetlerini sınırlarlar, çocuklarla çok ilgilendikleri için yeterince ilmi araştırma yapamazlar ve onlarla ilgili gelecek endişesi ebeveynleri hüzünlü yapar. Resulullah’ın tespitleri hayatın içinden alınmıştır. Fakat bu bir vakıa olmakla beraber istenen ve teşvik edilen bir durum değildir. Hatta onlarla ilgili endişeler Müslümanı istikametinden saptırıyorsa, şu ayet bu duruma düşenlerin hâllerini resmetmektedir: “Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınız arasında, (bilerek veya bilmeyerek) size düşman olanlar bulunabilir; öyleyse, onlara karşı dikkatli davranın! (Eşinize ve çocuklarınıza duyduğunuz sevgi, sizi inancınıza göre yaşamaktan alıkoymasın. Sevdikleriniz arasından, inancınızdan taviz vermenizi isteyenler her zaman çıkabilir. Onlara karşı asla merhametsizce kaba ve sert davranmayın!) Eğer (onların ufak tefek kusurlarını) görmezlikten gelir, (ölçüsüzce davranışları karşısında onlara sabır ve) merhametle yaklaşır ve hatalarını bağışlarsanız (—ki ıslah olacaklarsa, ancak bu şekilde olurlar— Allah da sizi bağışlayacaktır.) Hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcı, çok merhametlidir.”[3] Bu ayetin verdiği tavsiyeler gayet açıktır. Aile fertlerimiz bizleri hayır yolundan ve dinimiz uğruna çalışmaktan engellememelidirler. Allah yolunda çalışırken yolun sahibi yerine aile bireylerimizi önceleyecek olursak başımıza gelecekleri iyi düşünmeliyiz; Allah Teâlâ’nın vereceği musibetler üzerinden hesap yapılmayacağını bilmeliyiz. Çocuk ve aile sevgisi, Müslümanları cihad yolunda adım atmaktan, zulme karşı çıkmaktan ve marufu emretmekten engellememelidir. Aksi durumda vesileler amaç hâline dönüşmüş olurlar ve insanlar putlaşır. Böylece Allah’ın rızası kaybedilir.
Kendi çocuklarıyla en üst seviyede ilgilenerek bizlere örnek olan Peygamber Efendimiz, torunlarıyla da çok ilgilenmiştir. Çünkü torun evlattan sayılır. Abartma yapmamakla beraber sevgi olarak torun sevgisinin çocuk sevgisinden daha da ileri olduğunun söylenmesi yeridir. Hayatın güçlükleri içerisinde bu nedenle kendi çocuklarını sevmeye fırsat bulamayanlar bu özlemlerini torunlarında giderirler. Çocuk sevgisinin ölçüsünü ümmetine öğreten Hz. Peygamber, Hz. Hasan (ö:49/669) ve Hz. Hüseyin (ö:626/680) omuzunda olduğu hâlde namaz kılmış ve insanlara çocuk sevgisinin önemini göstermiştir.[4] Bazı rivayetlerde ise Hz. Zeynep’ten (ö:8/629) torunu olan Hz. Ümame’yi (ö:50/670) kucağına alarak namaz kılmış ve secdelerde çocuğu kucağından hafifçe indirmiştir.[5] Öyle ki Resulullah (s.a.v.), bir defasında hutbe okurken Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin üzerlerinde kırmızı bir gömlekle düşe kalka mescide girdiklerinde hutbeyi kesmiş, onları bağrına basmış ve “Allah Teâlâ doğruyu buyurmuş diyerek “Mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan vesilesidir”[6] ayetini okumuştur. Sonra da “Şunları görünce sabredemedim.” demiştir. Hutbesine bu olaydan sonra devam etmiştir.”[7] Bu hadise bize Peygamber Efendimizdeki çocuk sevgisini anlatan en önemli rivayetlerden birisidir. Önemini iyi kavramalıyız ve çocuklarımıza bunun tezahürünü yansıtmalıyız.
Çocuk sevgisinin önemiyle ilgili şu........
