menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ADALET SİYASET İLİŞKİSİ ÜZERİNE

4 0
previous day

ADALET SİYASET İLİŞKİSİ ÜZERİNE

Kur’an, peygamberler üzerinden tüm insanlığa adaletten ayrılmamalarını emretmiş ve adaletin tüm peygamberlerin sıfatı olması nedeniyle bütün zaman ve mekânlar için evrensel bir nitelik oluşuna dikkat çekmiştir. Hususiyetle de idarecilerin ve siyaset adamlarının adaletten ayrılmamasını emreden Hz. Peygamber(s.), “Allah katında en yüce konuma sahip olanların, konuştuğunda doğruyu söyleyen, hüküm verdiğinde adaletten ayrılmayan ve merhamet istendiğinde (halkına) şefkat gösteren devlet reisi”[1]olduğunu söylemiştir. Bu meyanda, “Adaletle karar veren Müslüman devlet başkanının bir gününün altmış yıl (nafile) ibadetle geçen ömürden daha hayırlı” oluşuna dikkat çekmiştir.[2] Fetih yılında hırsızlık yapan Fatıma bt. Mahzumiye’nin cezasının affına aracı olmak isteyen Üsame b. Zeyd’i şiddetle azarlamış ve “Geçmiş ümmetlerin helak olmalarının nedeninin eşraftan birisi suç işlediğinde hukuku uygulamamak, zayıf birisi suç işleyince de kanunu uygulamak” oluşuna vurgu yapmıştır. Daha sonra da “Kızım Fatıma bile olsa hırsızın elini keserdim” diyerek kuralları uygulamada kimseye iltimas olamayacağını ilan etmiştir.[3] Suçlular devlet erkânı tarafından korunmaya başladı mı ortaya sırf zulüm çıkar. Üzülerek belirtelim ki halkı Müslüman ülkelerdeki bürokratik yapının elamanları İslâm’ı referans alan bir ahlaki ve hukuki gelenekten gelmedikleri için adam kayırmaya bağlı suç ceza dengesinde ciddi sapmalar yapmaktalar ve Müslüman toplumlarda da adalet yerini bulmamaktadır. Hâlbuki dinimiz, zalime yardım etmek amacıyla onunla bilinçli şekilde ortak hareket etmeyi imana sirayet eden bir suç saymıştır.[4]Mazlumlar adalet istemek veya hak aramak amacıyla devlet kapısına müracaat ettiklerinde, çözüm makamının kapılarını halkın yüzüne kapatmasını Peygamber Efendimiz şöyle eleştirmiştir: “Kim ki Müslümanların bir işine yönetici tayin edilir de daha sonra kapılarını yoksulların, zayıfların, mazlumların ve diğer ihtiyaç sahiplerinin yüzüne kapatırsa Allah da o kimsenin en çok muhtaç olduğu ihtiyaç anında rahmet kapılarını kapatır.”[5] Peygamber Efendimiz, Yüce Allah’ın kıyamet gününde yedi sınıf insanı kendi koruması altına........

© Mir'at Haber