menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SOLCU KÜRT HAREKETLERİN; KÜRT HALKINI SEKÜLEŞTİRME ÇABALARI

8 0
02.03.2026

SOLCU KÜRT HAREKETLERİN; KÜRT HALKINI SEKÜLEŞTİRME ÇABALARI

Önceki makalemizde Kürt halkının da tıpkı Türkler, Araplar, İspanyollar gibi köklü bir topluluk olduğunu belirtmiştik. Tarihten, edebiyattan ve coğrafyadan somut örneklerle, bir ulusu ulus yapan tüm kriterlerin Kürtler için de geçerli olduğunu ortaya koyduk. Bu tespit, bize ait orijinal bir iddia değil; bilinen bir hakikati ifade etmekten ibaretti. Aynı yazıda, Türkiye özelinde bir değerlendirme yaparak bazı Müslüman Türk aydın, yazar ve çizerlerin Kürt halkına yaklaşımını ele almıştım. Bu kesimlerin, yıllardır süren resmî inkâr ve asimilasyon politikalarının gölgesinde, resmî ideolojinin çizdiği milliyetçi bir perspektifle hareket ettiklerini özetlemiştim. O yazının sonunda ise bir sonraki konumuzun Kürt sol hareketi olacağını duyurmuştuk. İnşallah bugünkü yazımızda, Kürt sol hareketinin Kürt toplumunu dinî değerlerinden uzaklaştırma yönündeki çabalarını ele almaya çalışacağız.

Sovyet Rusyası, Çin, bazı Doğu Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında sosyalist ideolojinin devletleşmesi, tüm dünyada güçlü bir sol dalgasının yayılmasına yol açtı. O dönemde hiçbir topluluk bu hareketin etki alanı dışında kalamadı; dünyanın dört bir yanında sol ideoloji hızla taraftar ve sempatizan buldu. Doğal olarak bu dalga, Türk ve Kürt halklarını da derinden etkiledi. Türkiye’de yaşayan bazı Kürt gençleri dönemin ruhuna kapılarak sol çizgiye yöneldi. Ancak sol hareketler, doğası gereği kendini büyük ölçüde İslam karşıtlığı üzerine konumlandırmıştı. Bu durum, Müslüman kimliğiyle yoğrulmuş Kürt halkının temel değerleriyle kaçınılmaz bir çatışmayı beraberinde getirdi. Sol hareket, zamanla bu halkın İslam ile şekillenen kültürel ve manevi dokusunu dönüştürme çabasına girişti.

Türkiye’de örgütlenen Kürt sol hareketlerinin tamamı, öncelikli hedef olarak Kürt halkının İslam’la şekillenmiş değerlerini dönüştürmeye yöneldi. Bu gruplardan bazıları son derece katı bir tutum benimserken, bazıları daha yumuşak bir mücadele yöntemi geliştirdi.

İşin ilginç tarafı, Kürt hareketleri sosyalizm enternasyonalizm gibi ideolojileri savunduğu halde, Kürt sol hareketlerinin zamanla sol-milliyetçi bir çizgiye kaymasıydı. Oysa milliyetçilik ve sosyalizm, taban tabana zıt iki dünya görüşüdür. Milliyetçilik, doğası gereği İslam’la da bağdaşmaz. Çünkü milliyetçilik insanı ırkı üzerinden tanımlarken, İslam ümmet bilincini esas alır. Hitler’in Germen ırkının Hıristiyanlık tarafından bozulduğunu söylemesi boşuna değildir; zira milliyetçilik biyolojik bağları temel alır. Bu açıdan bakıldığında, hem milliyetçilik hem de sosyalizm, Müslüman Kürt halkının kimliğiyle çatışma hâlindedir. Kürt sol hareketleri de beslendikleri bu iki ideolojinin etkisiyle, Kürt halkının Müslüman kimliğine karşı mücadele yürüttüler. Kürt sol hareketleri, zaman zaman Ehmedê Hani, Melayê Cizîrî, Şeyh Said gibi dindar Kürt şahsiyetlerinin isimlerini anarak kendilerine meşruiyet zemini aradılar. Oysa yürüttükleri mücadele, bu şahsiyetlerin inanç dünyasıyla taban tabana zıttı. Dünya genelinde yükselen seküler dalga ve Türkiye’deki Kemalist rejimin toplumu dinden uzaklaştırma politikaları, Kürt sol hareketlerinin işini oldukça kolaylaştırdı. Bu etki, özellikle Kürt gençliği üzerinde derin izler bıraktı.

Kürt sol hareketlerinin propaganda söylemleri belirli argümanlar etrafında şekilleniyordu: Din, Kürt halkını millî hedeflerine ulaşmaktan alıkoyan bir engeldi; çoğunluğu Müslüman olan Irak, Türkiye, Suriye ve İran gibi devletler, Müslüman kimliklerine rağmen Kürtlere zulmediyor, onların millî haklarına düşman kesiliyordu. Zamanla bu söylemleri daha da radikalleştirerek, Kürt halkının asıl millî dinlerinin Ezidilik ve Zerdüştlük olduğunu, İslam’ın ise bir Arap dini olarak Kürtlere dayatıldığını iddia ettiler. Bu doğrultuda, sürekli olarak bu iki dinin sembollerini ve değerlerini ön plana çıkardılar. Ne var ki, tarihî gerçeklere baktığımızda, Kürt sol hareketlerinin tüm bu argümanlarının gerçeklikten uzak, salt propaganda amaçlı olduğu açıkça görülmektedir. Tarih, Kürtlerin Müslüman olduktan sonra birçok devlet kurduğuna şahitlik etmektedir. Yine aynı tarih, Kürtlerin İslam’la şereflendikten sonra önemli bilim ve ilim insanları yetiştirdiğini de kayıtlara geçirmiştir. İslam, hiçbir milletin devlet kurmasına engel olmamıştır; Pakistan, İran, Malezya ve Türk devletleri bunun en somut örnekleridir. Kürtlerin tarih boyunca millî bir dini olmamıştır. Zerdüştlük millî bir din değildir; Farslarda ve o dönemdeki çeşitli milletlerde Zerdüşt inancına rastlanmaktaydı. Ezidilik ise İslam coğrafyasında doğmuş, başlangıçta bir tarikat iken Moğol istilaları sonrasında farklı bir fırkaya dönüşmüş, zamanla İslam’la bağlarını tamamen kopararak müstakil bir din hâline gelmiştir. Tüm tarihçiler bu konuda hemfikirdir; aksini iddia eden tek bir tarihçi dahi yoktur. John S. Guest’in “Yezidilerin Tarihi” adlı eseri başta olmak üzere, Ezidiler üzerine yazılmış Batılı kaynaklar da bu gerçeği doğrulamaktadır.

Kürt sol hareketlerinin bir başka manipülasyonu da Irak, Suriye, Türkiye ve İran’ı sanki İslamî bir sistemle yönetiliyormuş gibi göstererek halkı İslam düşmanlığına yöneltmeleridir. Oysa kendileri de çok iyi bilmektedir ki Türkiye laik bir cumhuriyettir; Irak ve Suriye ise Baas rejimlerinin (Arap milliyetçiliği) etkisi altında yönetilmektedir. İran’a gelince, bir dönem şahlıkla idare edilen ülke, sonrasında Şii İslam rejimine geçmiştir. İronik biçimde, bu ülkeler içinde Şii İslam’ın hâkim olduğu İran’da dahi Kürt kimliği daha rahat ifade edilebilmekte ve yasal güvence altında bulunmaktadır.

Sonuç ve Çağrı Artık Kürt halkının gerçekleri görmesi, kendi tarihî ve kültürel değerleriyle barışık bir şekilde yaşaması gerekmektedir. Değişen dünya koşullarında Kürt halkının meşru hakları, tüm taraflarca kabul edilmeli ve teslim edilmelidir.

Konu ile Alakalı Bir Önceki Yazımız :

KÜRTLER VE İSLAM DÜNYASINDAKİ YERİ

KÜRTLER VE İSLAM DÜNYASINDAKİ YERİ

YAZARIMIZ  “M.Emin CAN’IN”  DİĞER  YAZILARINA  ULAŞMAK  İÇİN  BURAYA  ”TIKLAYINIZ” 

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube


© Mir'at Haber