menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA

50 0
21.05.2026

BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA

İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla insanların önüne gelmektedir. Buna rağmen Müslümanların zihninde ciddi bir dağınıklık ve hayatlarında gözle görülür bir istikametsizlik bulunmaktadır.

Bu durum üzerinde dikkatle düşünmek gerekir. Çünkü mesele sadece bilginin bulunup bulunmaması değildir. Asıl mesele, bilginin hikmetle buluşup buluşmadığıdır.

Kur’an-ı Kerîm’in inşa etmeyi hedeflediği insan tipi, yalnızca çok şey bilen bir insan değildir. Bilgiyi yerli yerince kullanan, hak ile bâtılı birbirinden ayırabilen, olayları vahyin ölçüleriyle değerlendirebilen ve öğrendiğini hayatına taşıyabilen bir şahsiyettir. Bilginin insanı Allah’a yaklaştırması, ahlâkını güzelleştirmesi ve adalet duygusunu güçlendirmesi beklenir. Eğer bilgi bunları üretmiyorsa, insanın zihnini doldurmasına rağmen kalbini hikmetle doldurup hayatını Allah’ın istediği doğrultuda dönüştüremiyorsa, orada ciddi bir eksiklik var demektir.

Kur’an’da hikmet büyük bir nimet olarak takdim edilir:

> “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse ona gerçekten çok hayır verilmiştir.” (el-Bakara, 2/269)

Hikmet, yalnızca doğru bilgiyi bilmek değildir. Doğru bilgiyi doğru yerde, doğru zamanda ve doğru yöntemle kullanabilmektir. Bir meselede hakikati görebilmek kadar, onu nasıl ifade edeceğini bilmek de hikmettir. Bir yanlışa karşı çıkarken adaleti koruyabilmek, bir hakkı savunurken merhameti kaybetmemek de hikmettir.

Bu sebeple hikmet, ilmin meyvesidir. Bilgi kök ise hikmet onun ürünüdür. Meyve vermeyen bir ağacın eksikliği nasıl fark edilirse, hikmete dönüşmeyen bilginin eksikliği de aynı şekilde fark edilir.

Hak ile Bâtılın Karıştığı Zamanlar

Her dönemde pek çok yanlış olmuştur. Ancak insanların en çok zorlandığı dönemler, yanlışların doğru gibi sunulduğu dönemlerdir.

Bugün birçok kavramın anlamı değiştirilmektedir. Adalet adına adaletsizlik yapılabilmekte, özgürlük adına insanın nefsine esir olması teşvik edilebilmekte, maslahat........

© Mir'at Haber