DÜŞŞEHİR 3 KUDÜS
DÜŞŞEHİR 3 KUDÜS
Kudüs, üzerinde belki de en çok yazı ve şiir yazılan şehir…
Düşlerin kenti, düşenlerin kenti, düştükçe güçlenerek yeniden ayaklananların kenti. Tarihin besleyip büyüttüğü şehir. Semavi dinlerin ortak kenti. Her soluğu ilahiyat, her cümlesi ilahi, her zerresi maneviyat barındıran Kudüs. Davut peygamberin, Süleyman peygamberin soluklarının sokaklarında hala hissedildiği, efendimizin miraca yükselirken etrafa yaydığı nebevi nurun aydınlattığı şehir. Bir nevi peygamberler resmi geçidine şahitlik etmiş şehir.
Ancak tahrif edilmiş Tevrat ve İncil’in savunucuları; Kur’an’ın ‘’Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. «Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır» dediler.’’ (Bakara 285) mesajındaki incelik, kuşatıcılık ve evrensellik ilkesini görmezden gelerek Kudüs’te tarih boyunca zulmün bayraktarlığını yaptılar.
Adın hüzünle anılır nicedir nice gönüllerde. Her taraftan kuşatılmış bir güzelliksin sen. Senin canını acıtmak için sakinlerine ve seni sevenlere zarar veriyor çağdaş zalimler. Siyonizm mikrobu emperyalistler tarafından senin topraklarına zerk edildiğinden beridir sağında solunda yer alan şehirlerde masumlara insanlık dışı her türlü muamele yapılmaktadır. Dün Sabra ve Şatilla’da bugün Gazze’de… Yarın, kim bilir hangi mazlum coğrafya bu kan emici zalimlerin hedefinde olacak? Bu yüzden ‘’Adın kalbimde yara/Ne doğurgan bir şehirsin........© Mir'at Haber
