menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO: Bir Güvenlik Şemsiyesi mi, Yoksa Bir Hegemonyanın Aparatı mı?

13 0
04.07.2026

‘‘NATO: Bir Güvenlik Şemsiyesi mi, Yoksa Bir Hegemonyanın Aparatı mı?’’

‘‘ABD merkezli küresel güç mimarisi NATO’nun tarihsel dönüşümü.., Türkiye’nin müttefiklik macerası… ve adalet merkezli yeni bir dünya düzeni arayışı üzerine kısa stratejik bir değerlendirme…’’

MAKALENİN SESLİ ANLATIMI https://www.mirathaber.com/wp-content/uploads/2026/07/erol-kavuncu.mp3

Her çağ, kendi ittifaklarını kurar; kendi bloklarını oluşturur; kendi güvenlik mimarisini inşa eder…

Fakat kurulu hiç bir mimari şu temel sorudan kaçamaz: Esas alınacak olan temel ilke yalnızca adalet mi olacak, yoksa güvenlik maskeli, makyajlı emperyal hegemonya düzeni mi?

Tarih, yalnızca devletlerin, ittifakların değil, aynı zamanda adaletin de imtihan sahnesidir.

Bugün Türkiye’nin ev sahipliğinde yeniden gündeme gelen NATO tartışmaları, bu kadim sorunun modern jeopolitikteki yankısından başka bir şey değildir. Soğuk Savaş’ın bitmesine rağmen devam eden ittifak yapısı artık yalnızca bir güvenlik meselesi değil, küresel güç mimarisinin ta kendisidir.

Savaşlar Biter; Kurdukları Düzen Kolay Kolay Bitmez!

NATO 1949’da, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerinde kuruldu.

Resmî gerekçe Sovyet tehdidine karşı kolektif savunmaydı.

Fakat 1991’de tarih köklü bir kırılma yaşadı: Sovyetler Birliği dağıldı, Varşova Paktı çöktü, Soğuk Savaş sona erdi.

O andan itibaren şu sorular insanlığın önüne bir mızrak gibi dikildi: Tehdit yoksa ittifak neden genişleyerek varlığını sürdürür?

Yoksa NATO, güvenlik ittifakı görünümü altında emperyal hedeflerin stratejik taşıyıcısına mı dönüşmüştür?

Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan dünyanın başka coğrafyalarına kadar türlü bahaneler üreterek ülkeleri işgal etmek, liderlerini devirmek, kaynaklarına el koymak; geride ise kan, gözyaşı, yıkım ve istikrarsızlık bırakmak mıdır?

Eğer güvenlik söylemi adalet üretmiyor, yalnızca güçlünün çıkarına hizmet ediyorsa, o artık savunma değil; hegemonya maskesi takmış emperyal bir tahakküm düzenidir. NATO bir eşitler ittifakı mıdır, yoksa güç merkezinin hegemonyasındaki bir stratejik istila mekanizması mı?

Galipler Savaşı Kazanır; Düzeni de Onlar Kurar!

Tarihin gördüğü en büyük felaketlerden, Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarıyla savaşın fiilen sona ermesinde belirleyici rol oynayan ve galip devlet olarak yeni uluslararası düzeni şekillendiren ABD, NATO’nun kuruluşunda başat aktör olmuştur.

Savaşın yıkımı........

© Mir'at Haber