ABD/İSRAİL–İRAN SAVAŞININ ŞİFRELERİ
ABD/İSRAİL–İRAN SAVAŞININ ŞİFRELERİ
‘‘Sessizlik Aldatmasın!’’ Bugün gelinen noktada ABD/İsrail–İran hattında dillendirilen “barış” söylemleri, yüzeyde bir yumuşama izlenimi verse de sahadaki gerçeklik, kontrollü bir gerilim yönetimidir. Dün “İran’ı bitirdik” diyen Donald Trump ve İsrail yönetimi, İran’da, kendi emellerine hizmet edecek bir rejim değişikliği ve askeri üstünlük hedeflerinden asla geri adım atmış değildir; yalnızca yöntem ve zamanlamayı yeniden ayarlamaktadırlar. Bu süreç, bir “duraklama” gibi görünse de, sahadaki dinamikler yeni ve çok daha tehlikeli bir evreyi işaret etmektedir.
‘‘İran’ın Caydırıcılığı ve Hürmüz Hamlesi!’’ ABD ve İsrail’in hedefindeki İran artık bölgede sadece savunmada kalan bir aktör değil; doğrudan caydırıcılık inşa eden bir güç olarak sahnededir. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi, Körfez’deki su arıtma tesisleri ve enerji santrallarına yönelik açık hedefler, savaşın çehresini kökten değiştirmiştir. İran’ın bu hamleleri, klasik askeri çatışmanın ötesinde, modern dünyanın hayat damarlarını hedef alan bir savaş stratejisidir. Ve tam bu noktada ABD/Trump tarafından öne çıkarılan sözde “barış dili”, bir uzlaşma değil, stratejik bir duraksamadır; geri adım değil, zaman kazanma, sahayı ölçme ve daha sert bir hesaplaşmaya hazırlık sürecidir. Sahadaki bu göreceli durgunluğu da, yeni........
