TTB, ODATV’nin ve Bazı İlahiyatçıların Cehaleti / Caner Taslaman’a Hatırlatma
TTB, ODATV’nin ve Bazı İlahiyatçıların Cehaleti / Caner Taslaman’a Hatırlatma
KIZ–KADIN SÜNNETİ TIBBÎDİR VE CİNSELLİĞE SAYGIDIR
Odatv yine bir cehalete imza attı.
https://www.odatv.com/dunya/kadin-sunneti-dehseti-turkiyede-doktor-sosyal-medyadan-reklamini-yapti-120155699
Bize de konuyu inceleme ve gündeme taşıma düştü.
KONUYA EĞİLEN TIPÇI PROF. DR.
Bir ilmi toplantıda Erkek Sünneti konusunda kitap yazmış merhum ünlü bir tabib akademisyenimizin eşi Dr. hanımefendi ile beraberdik. İslâmî duyarlılığı olan bu hanım kardeşimiz, bir tür şartlanmışlık içinde “kız-kadın sünnetini” inceleyecek olan Prof. Dr. ünvanlı eşini engellediğini ifade buyurdular. Kendisine İslâm’a Göre Cinsel Hayat isimli eserimin aşağıda okuyacağınız bölümünü gönderdiğimde görüşlerini değiştirmiş olacak ki merhum eşinin konu ile ilgili ilmi hazırlıklarını içeren dosyayı bana gönderdiler.
CANSU CANAN / CANER TASLAMAN/ İHSAN KARAMAN
Birkaç yıl önceydi. Habertürk’te Mehmet Okuyan kardeşimiz hocamızla ile birlikte Cansu Canan’ın programına katılan Caner Taslaman, kız kadın sünnetini savunduğumuz iddiasıyla canlı yayında aleyhimize konuşmuştu. Yayına katılarak gerekli cevabı vermiştim.
Bu arada Sayın Prof. Dr. İhsan Karaman’ın “Sosyokültürel, Etik, Tıbbi ve İslami Perspektiften Kız Çocuklarda ve Kadınlarda Sünnet” başlıklı, babası Saygı değer hocamız Hayrettin Karaman’ın görüşlerini de içeren makalesini okudum. Anlatım eksikti. Çünkü konu, bilginlerimizin iftihar edebileceğimiz yaklaşımlarına değinilmeksizin ret edici bir dil kullanılmaktaydı.
Kız sünnetiyle ilgili Kur’ânî bir hüküm olmadığı gibi bu konuda görev yükleyici sahih bir hadîs de yoktur. Ancak Peygamberimize isnad edilen şartlı onay verici hadîsler ve tarihi süreç içinde bazı Müslüman ülkelerde olsun yapıla gelen uygulamalar vardır. Bu sebeple biz kız sünnetini batıda estirilen kültürel terör etkisiyle köktenci bir yaklaşımla ret etmeyi uygun bulmuyoruz. Ama önerilmeksizin onaylanışındaki kadın cinselliğine saygı yönünü olumlu buluyoruz.
A- Tarihî Geçmişi ve Uygulanış Amacı
Tarihî bulgulara göre çok eski dönemlerden beri farklı kültürlerde görülen ve günümüzde de yaşatılmakta olan kız sünneti, Hz. Peygamber döneminde Mekke’de ve özellikle Medine’de uygulanmaktaydı. Mekke’de Ümm-ü Habibe[1] ve Medine’de Ümm-ü Atıyye kız sünnetçiliği bilinen kadınlardı.
Peygamberimizin “Kadında ve erkekte sünnet olunan kısımlar biribirlerine temas ettiğinde güsül/boy abdesti almak vâcibdir/gerekir.” anlamında ki hadîslerinde erkek ve kadın üreme organları için sünnet edilen organlar anlamına “el-Hitan” sözcüğünü kullanması, İslâmî dönemde de kız sünnetinin bilinip yapıldığını belgelemektedir.[2]
Genel bir uygulama mıydı yoksa bazı ailelerin tercihi miydi bunu kesinlikle bilmiyoruz. Ancak Müslüman olan erkeklere emredildiği gibi kadınlara da emredilmeyişi, Hz. Peygamberin ve ileri gelen sahâbîlerin çocuklarına uygulandığına dair güvenilir rivayetlerin bulunmayışı yer yer uygulandığını göstermektedir. Bazı bilginler, sünnet işlemini gerektiren fazlalığın doğulu kadınlarda görülmesi sebebiyle onlara özgü olduğu görüşündedirler.
Bazı Arab kabilelerin, cinsiyetleri ve tecavüze uğrayabilecek cinsellikleri sebebiyle kız çocuklarını diri diri gömdükleri düşünülürse kız sünnetinin onların cinselliklerini geliştirme amacıyla yapıldığı gibi köreltme amacıyla yapıldığı da söylenebilir.[3] Peygamberimiz nisbet edilen hadîsler, her iki amaca da işaret etmekte ama cinselliğin korunup geliştirilmesine vurgu yapılmaktadır.
Kız Sünnetinin Mâhiyeti
Kız sünneti, kadınlığın cinsel haz merkezi olan ve kadında erkeklik organına tekabül eden klitoristeki (bızır) erkek sünnetinin benzeri bir işlemi içermektedir. Bir diğer anlatımla “klitorisi halka gibi saran, örten; bazen bir şapka, külah gibi kapatan derinin giderilmesi işlemidir.”[4]
Dönemimizde olduğu gibi değinilen biçimde bilimsel olarak açıklanamıyor idiyse de varlığı ve cinsel haz merkezi olduğu bilindiği içindir ki kız sünneti klitoris üzerinde yapılıyordu. Klitorisin kendisine müdahalenin veya........
