KADIN ERKEK TOKALAŞMASINDA İSLAMÎ ÖLÇÜ NEDİR?
KADIN ERKEK TOKALAŞMASINDA İSLAMÎ ÖLÇÜ NEDİR?
NATO toplantısında Cumhurbaşkanımızın tesettürlü eşi Emine Erdoğan hanımefendinin yabancı devlet adamlarıyla tokalaşması ve Mirat haberimizde yayınlanan “Mezuniyet Töreninde: Erkeklerle El Sıkışmayı Kibarca Reddeden Genç Bayan Takdir Topladı” şeklindeki haber, konuya eğilmemize sebep oldu Çalışmamızı sunuyoruz.
KADIN ERKEK TOKALAŞMASINDA İSLAMÎ ÖLÇÜ NEDİR?
İslâm Dini’nin ana kaynakları Kur’ân-ı Kerim’dir; O’nun açıklaması ve uygulaması niteliğindeki Muhammedî Sünnet’tir. Bir sözü, davranışı ve işi haramlıkla vasıflandırabilmek için haram hükmünün doğrudan bu iki kaynağa veya bu iki kaynaktan birine dayanması gerekir.
Yüce Rabbimiz Kur’ânımızın İsra sûresinin 32. âyetinde şöyle buyurmaktadır:
“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, apaçık bir çirkinliktir ve kötü bir yoldur.”
Bu âyet zinayı yasaklamanın yanı sıra kuşkusuz zinaya yaklaştırıcı eylemleri de yasaklamaktadır. Sevgili Peygamberimizin ilgili sözlerinden hareketle zinaya yaklaştırıcı eylemleri çıplaklık, aralarında mahremiyet bağı bulunmayan kadınla erkeğin gözlerden ırak beraberliği, iradeli ve arzulu bakış ve bedenî temas olarak özetleyebiliriz.
Bedenî temasın bir şekli de şüphesiz tokalaşmadır. İslâm literatüründe müsâfaha olarak isimlendirilen tokalaşmanın yükümlülük yönünden Mubah, Sünnet ve ayrıca Haram türleri vardır.
Kur’ân-ı Kerîm’de tokalaşma, mübâya’a masdarından fiil ve emir kipleriyle siyasî otoriteye bağlılık anlamında kullanılmaktadır; çağrışımı yapılan soyut tokalaşma manasında bir kullanımı yoktur. (Fetih 10; Mümtahine 12.)
Bu sebeple açıklamalarımızı sözlü ve fiilî sünnet merkezli olarak yapacağız.
a- Müslüman erkeklerin ve kadınların karşılaştıklarında erkek erkeğe ve kadın kadına tokalaşmaları yükümlülük bakımından Sünnet’tir. Bir diğer anlatımla Hz. Peygamberin uygulamasını izlemektir. Bu konuda İslâm bilginlerinin görüş birliği vardır. Çünkü Peygamberimiz bizzat kendileri tokalaşmışlar. Tokalaşmaya yönlendirici buyruklarında da şöyle buyurmuşlardır:
“Allah, karşılaştıklarında müsafaha eden (tokalaşan) iki müslümanı birbirlerinden ayrılmadan mutlaka bağışlar.” ((Aynî, Umdetu’l-Kârî, 22/252.))
Şanlı Peygamberimiz tokalaşmanın bağışlatıcılığı yanı sıra taraflar arasında oluşan kin gibi yıkıcı duyguları eriteceğine de işaret etmişlerdir.
b- Mahremiyet (evlenme yasaklığı) ve nikâh bağı ile ilişkili bulunan kadın erkek arasında tokalaşma da meşrû ve Sünnet nitelikli uygulamadır.
Aralarında mahremiyet ve nikâh bağı bulunmayan genç erkeklerle yaşlı kadınlar ve genç kadınlarla yaşlı erkekler arasında tokalaşma ise ahlâkî sakıncalardan beri olacağı için mubahdır – caizdir; yapılması sakıncasız işlemdir.
Aynı şekilde aktif cinsel duyguları sönmüş yaşlılar arasındaki tokalaşmalar da mubahtır. Mubahlığından ötürüdür ki bu tür uygulamalar Hz. Ebû Bekir ve Abdullah b. Zübeyr gibi sahâbilerin hayatında da görülmektedir.
((Şerhu Fethi’l-Kadîr, K. Kerahiyeti F. Fil-… Lemsi 8/98; Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi 4/ 371, Cevheretü’n-Neyyire 2/363, Fetavay-i Hindiye (tercümesi) 12/39.))
CİNSEL HAZ AMAÇLI TOKALAŞMA?
Birbirleriyle evlenebilir konumda olan, bir diğer anlatımla aralarında mahremiyet ve nikâh bağı bulunmayan kadınla erkek arasındaki tokalaşma ise amacına göre farklı hükümleri içermektedir.
Anılan kadınlarla erkekler arasındaki cinsel arzulu tokalaşma -doğrusunu Allah bilir, Kur’ân yanısıra Nebevî Sünnetle de irtibatlandırılabilir- haramdır. Çünkü Peygamberimiz, cinsel arzulu tokalaşmaları, cinsel organ zinasına yaklaştırıcı elin zinası olarak niteler. Bu tür nitelemenin yasağı da kapsayacağı açıktır. Salât ve Selâm üzerine olsun- O, ilgili hadislerinde söyle buyurur:
“Şüphesiz Allah, Âdemoğlunu zinaya eğilimli olarak yaratmıştır. Hiç şüphesiz bu eğilim onu kuşatacaktır. Gözlerin zinası bakış, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası sözdür. Eller zina eder, ellerin zinası yapışıp tutmaktır. Ayaklar da zina eder, onların zinası........
