İRAN-İSRAİL SAVAŞI DANIŞIKLI DÖVÜŞ MÜ?
İRAN-İSRAİL SAVAŞI DANIŞIKLI DÖVÜŞ MÜ?
İran’ın temel politikası İsrail karşıtlığına dayalı. ABD ile İran’ın karşı karşıya gelişinin ana nedeni de İran’ın İsrail’e düşman olması.
İsrail, İran’ı tehdit unsuru gördüğü için ABD’yi arkasına alarak İran’ı parçalamak, rejimini değişmek istiyor. Bu tabloya rağmen ABD ve İsrail’in saldırısı altında olan İran’ın direkt İsrail’i değil de,ABD Üslerinin bulunduğu körfez ülkelerini vurması bazı çevrelerce kuşkulu görülüyor. Bu çevrelere göre İran-İsrail savaşı danışıklı dövüş..!
Bu tür iddialarda bulunanlar aslında İran’ın dış politikasını anlamaktan uzaklar.
1979 İslam Devrimi’nden bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politikası ve bölgesel güvenlik doktrini, ideolojik söylemler ile jeopolitik gerçeklikler arasındaki pragmatik dengeler üzerine inşa edilmiştir. Tahran yönetiminin retorik düzeyinde birincil tehdit ve düşman olarak konumlandırdığı İsrail yerine, askeri ve paramiliter operasyonlarının ağırlık merkezini Arap ülkelerine kaydırması, Orta Doğu çalışmalarında sıkça analiz edilen bir paradokstur.
Bu durum, İran’ın doğrudan topyekün bir çatışmadan kaçınma stratejisi, bölgesel güç dengeleri, mezhepsel nüfuz mücadeleleri ve küresel aktörlerin bölgedeki askeri varlığıyla doğrudan ilişkilidir. İran’ın askeri kapasitesi ve jeopolitik konumu, ülkeyi konvansiyonel bir açık savaş yerine asimetrik yöntemlere yöneltmiştir.
İsrail ile girilecek doğrudan bir savaşın, ABD’nin de dahil olacağı yıkıcı bir bölgesel çatışmayı tetikleme riski İran’ı kendi........
