menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HAK VE HALK

242 0
15.05.2026

HAK VE HALK                                                                   

Aile (anne-baba-kardeşler), akraba, komşu, hemşehri, halk, kabile, cemaat, millet, ümmet, ulus, yoldaş, yurttaş, sınıf, ahali gibi bizi kuşatan bir sosyal çevre var.

Biz İslam milletinden, Muhammed ümmetindeniz. Ve Allah (c.c.) bizi “kabileler halinde yarattı” ki, “teârüf edelim/bilişelim” diye. Yunus Emre onun için “bilelim, bilişelim, dünya kimseye kalmaz” diyor. “Bilişmek aslında insanoğlunun yaratılış gayesi”dir. Bilişmek sadece bilgi aktarımı değil, mutlulukları ve kederleri de paylaşmaktır. Zira mutluluklar paylaşıldıkça bereketlenir ve çoğalır, kederler paylaşıldıkça azalır.

Yapay zekaya sordum, diyor ki: “Kabile, ortak bir ata, dil, kültür ve geleneklere sahip olan, genellikle aynı bölgede yaşayan, kan bağı veya dayanışma ile birbirine bağlı insan topluluğudur. Geniş bir aile grubundan meydana gelen, devlet öncesi veya devletsiz toplumsal örgütlenme biçimidir.”

Ailelerden oluşan temel birim “sülale”, batıdaki diğer ifade ile “klan” olarak tanımlanır. Aşiret/Kabile, sülalelerin birleşimi olarak kabul edilir. Kabile, klanların birleşmesiyle oluşan, boylardan daha küçük ama aileden büyük olan topluluktur. Ortak dil, inanç, örf-adet ve savunma, sosyal statü şeklinde eşitlikçi topluluklardır. Yönetim, genellikle yaşlılar meclisi veya kabile şefindedir.

Türkçe’de kabile, topluluğun kalabalıklığına göre il (el), budun, ulus, taife, boy, aşiret, urug, cemaat, oymak ve oba kelimeleriyle ifade edilmektedir. Aşiret, Arapça (aşara) kökünden türetilmiştir, bu kök Arapçada “on” anlamına gelir. Kan bağına dayalı, birbirine yakın, bir arada yaşayan topluluğu ifade eder. “Kabile, boy veya oymak” şeklinde de ifade edilebilmektedir.

Kabile ise Arapça’da “önüne almak, muharaba almak” anlamındaki “kabl” kökünden gelen bir kelimedir. “Kabile” kafatasındaki simetrik 4 kemikten her birinin adıdır. Kur’an-ı Kerim’de bir defa ve çoğul şekliyle (kabâil) olarak Hucurat 13’te kullanılmıştır. Sosyal yapının alt kümeleri farklı yörelerde cezm, cumhûr, şa‘b, kabile, imâre, batn, fahiz, aşîre, fasîle, raht şeklinde de kullanılır. Genel olarak kabilenin şa‘b’dan küçük, aşîreden büyük olduğu kabul edilir. Kabileye yakın anlamlar olarak aşîre, fasîle ve raht gibi bazı kelimeler Kur’an-ı Kerim’de geçmekte, ayrıca Hz. Yakub’un 12 oğlu ve onların soyundan gelen İsrailoğulları’nın 12 kabilesi için esbât kullanılmaktadır.

Kur’ân-ı Kerîm’de (Fetih 26; Hucurât 9-13; Tekâsür 1-8)’de ve diğer bazı hadislerde “soy üstünlüğü, kabilecilik ve kavmiyet davalarına zemin teşkil eden, kişinin haksız bir konuda dahi kendi kavmine yardımcı olmasını öngören ‘asabiyet’ kınanmış ve yasaklanmıştır.” Akif “Hakkın Sesleri” başlıklı şiirinde bu konuda ayrıca şöyle der: “Hani, milliyetin İslâm idi… Kavmiyet ne! / Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine. / – / … / Müslümanlıkta “anâsır” mı olurmuş? Ne gezer! / Fikr-i kavmiyyeti tel’în ediyor Peygamber. / – / En büyük düşmanıdır ruh-i Nebî tefrikanın; / Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın!”

İslam hukukunda soy/nesep,........

© Mir'at Haber