İYİYİ SÜREKLİLEŞTİRME, KÖTÜDEN SAKINMA…
Yaşadığımız çağ, geçici çağ adını almaya liyakat kesbetmeye devam ediyor. Her şeyin uçucu ve geçici bir özellik kazanarak varlık sahasından silindiğini gözlemlemeye devam ediyoruz. Bu durum işin ilginç yanı bir tepkisellik de üretmemektedir. İnsan, teknoloji üzerinden sürekli yenilenmeye yönelik bir itiyat kazanmakta ve bunu kalıtsal bir zemine yaslandırmaktadır. Bu da insanın sürekli bir değişim anaforunda yaşamaya alışması anlamına gelmektedir.
Değişimin hızı, değerlerin hiçliğini ortaya çıkarmaktadır. İyi ve kötü kavramlarının hiçbir anlam taşımadan yerini yarar ve zarara terk etmesi, sekülerliğin atar damarlara kadar sirayet ettiğini göstermektedir. Bu noktada sürekli bir kötülük vurgusunun kötülüğü çoğaltmaya yarayan bir opsiyonu süreklileştirdiğini gözlemekteyiz. Yapılan bir kötülüğün medya ve sosyal medya üzerinden paylaşılmaya başlandığı andan itibaren arka arkaya aynı kötülüğün farklı versiyonları ile birlikte yeşermeye başladığı görülmektedir.
İyiliğe yapılan vurgu ise büyük bir ustalıkla “ama şu zamanda kim bunu yapmaktadır” diyerek yokluğa tevdi edilmeye çalışıldığı görülmektedir. İyiliğin çoğalması ise; iyiliğin herhangi bir beklenti olmadığının açık bir şekilde görülebileceği bir zemini dikkate alarak yapıldığı zaman bir karşılık ürettiğini ve yenilendiğini söylemek durumundayız. İyiliğin kötülüğe kullanıldığı bir dönemi yaşadığımızı bilerek iyiliği dikkatlere sunmalıyız. ‘İyilik nedir’ sorusu ise hala cevap bekleyen sorular arasında yerini almaya devam etmektedir.
İyi olmayı, insanlara faydalı işler yapmaya dayandırmak bir tanım olarak öne çıkartılabilir. Ancak, iyi kavramının dayandığı kaynağı netleştirerek ortaya koymaya çalışmakta yarar var. İyi ve kötü kavramlarının temellendirilmesi ve bunun bir hukuk kaidesi olarak öne çıkartılmasını sağlayan şeyin kendisi nedir? Ahlaki zeminde iyi ve kötü nedir sorusuna bir cevabımız hangi usul ve bilgi sistemi içinde yer almalıdır? Bu sorulara verilecek cevap kişinin nerede durduğunun işareti olacağı gibi sahip olduğu inancın karakterini de belirleyecektir.
İyi ve kötü kavramının dini içeriğini devre dışı tutan bütün yaklaşımlar, modern dünya görüşünün kazandırdığı seküler bir bakışın dışa vurumu olarak öne çıkmaktadır. Saklı veya açık bir şekilde seküler düşüncenin iyi ve kötü kavramını dikkate alarak yaşam üzerine........
© Mir'at Haber
