menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ANLAMIN ONTOLOJİK ZEMİNİ VE İLAHİ ÖZÜ: VARLIĞIN VE İNSANIN HAKİKAT ARAYIŞI

67 0
22.09.2026

ANLAMIN ONTOLOJİK ZEMİNİ VE İLAHİ ÖZÜ: VARLIĞIN VE İNSANIN HAKİKAT ARAYIŞI

Giriş: Anlamın Aşkın Karakteri ve Tanımı

Anlam, en üst düzeyden bir kuşatıcılıkla ele alındığında, yalnızca insan hayatını tanzim eden bir unsur değil; varlığın mahiyetini, ilişkiler ağını, tavır ve davranışların ontolojik karşılığını belirleyen temel dayanaktır. Bir öznenin yapıp etmelerinin hakikat düzleminde neye tekabül ettiğini ve hangi boşluğu doldurduğunu tayin eden yegâne kuvvet anlamdır. Bu yönüyle anlam, insanı aşan (aşkın/transandantal), soyut ve kuşatıcı bir karakter arz eder. İnsan, kendi varoluşsal değerini ancak bu aşkın dizge içerisindeki yerini idrak ederek inşa edebilir. Anlam, mevcudiyetin fiziksel bir yığından ibaret olmadığını, her duruşun külli bir sistemde karşılığının bulunduğunu tescil eden ontolojik bir şemsiyedir.

Ontolojik Ayrım: Gaye Odaklı Yaratılış ve Tesadüf Karşıtlığı

Varlığın kökenine dair yapılacak tercih, anlamın varlık sahasına çıkıp çıkamayacağını belirleyen ana yol ayırımıdır. Varlığın teleolojik yapısı, ilahi iradenin abesle iştigalden münezzeh oluşuyla temellenir. Eğer varlık, bir amaca mebni (gaye odaklı) değil de kendiliğinden, tesadüfî bir süreçle zuhur etmişse, orada bir anlam arayışına girmek mantıksal bir imkânsızlıktır. Anlamın temelini inşa eden yegâne unsur “fark”tır; yani Yaratıcı ile yaratılan, iyi ile kötü arasındaki o ontolojik ve epistemik mesafe… Bu farkın silindiği yerde anlam da buharlaşır.

Anlamlı Yaratılış: Varlık, bir amaca binaen halk edilmiştir. Bu durum; adaleti, ahlakı, hukuku ve edebi mümkün kılan bir “anlam dizgesi” vücuda getirir. İlkelerin dayandığı mutlak bir referans noktası mevcuttur.

Anlamsız Oluş (Tesadüf): Varlığın kendiliğinden olup bittiği varsayıldığında; ahlak, adalet ve hukuk gibi kavramlar zeminsiz kalır. Bir anlam dizgesi yoksa adaleti savunmanın mantıksal bir zorunluluğu yoktur; her şey nihilist bir hiçliğe mahkûm olur.

Modernite Eleştirisi: Sekülerizm, Görelilik ve Nihilizm

Modern dünyanın seküler kültürü, kesinlik kaybı ve beraberinde getirdiği görelilik ile insanlığı derin bir anlamsızlık krizine sürüklemiştir. Bu krizin somut tezahürü olan nihilizm, eylemin........

© Mir'at Haber