menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD halkı, siyonistlerden kurtulmalıdır

14 0
06.03.2026

İsrail için “ABD’nin omuzundan ateş eden yapı” desek yerinde olur. Zira, ABD’yi önüne siper ederek sağa sola ateş etmektedir. ABD’nin koruması olmadan İsrail, kocaman bir hiçtir.

Milattan önce 900’den beri devlete kavuşamayan, Babillere, Mısırlılara, Romalılara, Perslere mağlup olan, en son İslâm güneşinin doğmasıyla şerefli Muhammed ümmetine boyun eğen, 3 bin yıldır devlet kurmayı beceremeyen Siyonist topluluk, Hristiyan ülkeleri kalkan yaparak bugünlere gelebilmiştir.

1897 yılında İsviçre’nin “Basel” şehrinde toplanan “Birinci Siyonizm Kongresi” ile Filistin’de Yahudi devletinin kurulması kararlaştırılmış, Devlet-i Aliyye-i Osmâniye’nin mağlubiyetle bölgeden çekilmek zorunda kalmasından sonra Filistin toprakları, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın aralarında imzaladıkları 1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması ile İngiltere’ye bırakılmıştır. 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, Siyonist Lord Rothschild’e gönderdiği mektupta bölgede Siyonist bir devletin kurulmasının sözünü vermiştir. Balfour Deklarasyonu olarak bilinen bu anlaşma ile Hristiyan İngiltere’nin öncülüğünde Yahudi devletin kurulmasının zemini hazırlanmıştır. Hristiyan İngiltere’nin gölgesinde Siyonist devlet kurulmuş, Hristiyan ABD’nin himayesinde zulmüne devam etmektedir.

Yahudi Siyonistler, dün İngilizlerin gölgesinde nasıl devlet kurmuşsa, bugün de dünyanın süper gücü ABD’nin gölgesinde Müslüman ülkelere musallat olmuş, zulme devam etmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de Yahudilerin, özgüvensiz, korkak, başkalarının ardına saklanan bir kavim olmaları hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Onlar (Yahudiler ve münafıklar) sizinle toplu halde (savaş meydanında, göğüs göğüse) savaşamazlar; ancak tahkim edilmiş yerlerde, duvarlar arkasından savaşırlar. Aralarında çarpışmaları ise şiddetlidir. (Resulüm) Sen onları toplu sanırsın, halbuki kalbleri dağınıktır; bu, onların akılları ermez bir kavim olmalarındandır” (Haşr Sûresi, 14).

Günümüzde Kur’an-ı Kerim’in beyanının tahakkuk ettiği daha net görülmektedir. Yahudilerin, demir kubbeyle kendini savunmaya çalışan, sığınaklara saklanan, ABD’nin arkasında sığınmış korkak ve zayıf bir topluluk oldukları iyice gün yüzüne çıkmıştır.

Tahrif edilmiş Tevrat’taki kehanetleri, tahrif edilmiş Yuhanna İncili’yle destekleterek, Hristiyan Siyonist Evanjelikleri ikna eden Yahudi Siyonistler, ABD halkının rızası olmadığı halde devlet gücünü kendi lehlerine kullanmaktadırlar.

Siyonist İsrail’in Filistin toprağı Gazze’de binlerce bebeği, çocuğu, kadını, ihtiyarı kısaca mazlumları katletmesinin bir numaralı sorumlusu Amerika Birleşik Devletleri’dir. ABD, yıllardır Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İsrail’in yaptığı zulme destek vermekte ve bütün katliamlara ortak olmaktadır. ABD, şimdi de İsrail’in keyfi için İran’a saldırmaktadır.

Yahudi lobilerin gücüne teslim olan ABD yönetimleri, Ortadoğu’da “Siyonist İsrail’in güvenliğini” birinci görevleri addetmektedir. Bunun için, Siyonist İsrail’in arkasını kollamak ve rejimi hayatta tutabilmek için zulmüne ortak olmaktadır. Bu yüzden, ABD başkanlığına seçilen her başkan, koşa koşa İsrail’e giderek ağlama duvarında dua eder ve İsrail’in çıkarlarını koruyacağını deklare eder.

ABD’nin önceki başkanı Joe Biden, Gazze’de Siyonist katliam başlar başlamaz destek için İsrail’e gitmiş, katliamın yanında olduğunu göstermiştir. Sadece bu değil, ABD’nin o günkü Dışişleri Bakanı Antony Blinken, güçlü desteğini sunmak için gittiği İsrail’i ziyareti sırasında “Bir Yahudi olarak da buradayım” demiştir.

ABD’nin mevcut başkanı Donald Trump’ın gerek Gazze katliamı gerekse İran’a karşı başlatılan savaşta İsrail’e verdiği destek ortadadır. Hanuka resepsiyonunda konuşan Fox News sunucusu Mark Levin’in Donald Trump’ı “İlk Yahudi başkan” olarak nitelemesine Trump’ın “doğru” cevabını vermesi, İsrail’e verdiği desteğin arka planı hakkında fikir vermektedir.

ABD yönetimleri için İsrail’in güvenliği her şeyden önce gelmektedir. Bundan dolayı başkanlar İsrail’e askeri ve ekonomik yardımda bulunacağını taahhüt eder ve ABD halkının vergileriyle Siyonist katillere yardım edilir.

ABD’nin bütçe açığı her yıl da artarak devam etmesine rağmen halktan alınan vergilerle oluşturulan bütçenin önemli bir kısmının İsrail’e aktarılması, ABD halkına yapılan en büyük haksızlık ve saygısızlıktır.

330 milyonluk ABD nüfusunun sadece 5,3 milyonu Yahudilerden oluşmaktadır. Bu, ABD nüfusunun %2’si bile değildir. Bu kadar azınlık bir grubun lobi gücünü kullanarak yönetimi elinde tutması çok acıklıdır. Belki de dünyadaki en talihsiz kitle ABD halkıdır. Süper güce sahip bir devletiniz olacak ve o devleti, nüfusun %2’si bile olmayan küçücük bir azınlık yönetecek. İşte bu dramdır. Ancak unutulmamalıdır ki; halkın yönetime etkisi, lobilerin etkisinden fazladır; yeter ki halk yetkisinin farkında olsun ve yetkisini kullanmaktan çekinmesin.

ABD halkı, Yahudi lobilerinin kuklası olan, Siyonist İsrail rejimine, siyasi, askerî ve ekonomik yardımda bulunan, İsrail’i ayakta tutabilmek için katliama ve zulme destek veren ABD yönetimini bertaraf etmelidir.

ABD halkının daha organize olup, gerçek gücün Siyonist lobilerde değil, bizzat ABD halkının iradesinde olduğunu göstermesi ve Siyonistlerden kurtulması gerekir.


© Milli Gazete