menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan

32 0
12.05.2026

Bismillâhirrahmanirrahîm!

İÇERİĞİ doldurulamayan “terörsüz Türkiye” projesinin mimarı Devlet Bahçeli, AKP Genel Başkanı ile görüşmesinden 5 gün sonra, MHP’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iki öneri ortaya koydu. Birincisi, İmralı sakini, 40 bin kişinin ölümünün sorumlusu Öcalan’a, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsü verilip yetkilendirilmesini istedi. İkincisi de “hukukî bir kavram” olan “mutlak butlan” konusunu yumuşatmaya çalıştı.

Peki, hukukî bir kavram olan “mutlak butlan” neydi? “Bir hukukî işlemin, aslî unsurları bulunsa bile, kanunun emredici hükümlerine, ahlâka ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle baştan itibaren geçersiz, hükümsüz sayılmasıdır.” Sayın Bahçeli’nin ne acelesi varsa, Öcalan’a statü ve yetki istiyor; “mutlak butlan”ı yok sayıyor. Sürecin baştan beri Bahçeli’nin öncülüğünde yürütülmesinde bir gariplik yok mu sizce?

Türkiye 1984’ten beri terörden çok çekti. Canlarımız gitti. Ekonomimiz sarsıldı. Ülkemizin güvenliği tehdit altına girdi. Bu yüzden “terörsüz Türkiye”, 86 milyonluk ülkemizin tek tek hepsinin özlemini çektiği bir taleptir. Fakat konunun hassasiyeti vardır. Yakınlarını kaybetmiş yüz binler var. Onların acılarının dindirilmesi, görüşlerinin alınması gerekir. Değilse, sonuç kamu vicdanını kanatır.

Sorunların çözümünde yaygın bir söz var: “Sorunların çözüm yeri, millî iradenin tecelli makamı olan TBMM’dir. Konu, kapalı oturumda da olsa niçin TBMM’de görüşülmüyor? “Terörsüz Türkiye” diyenler niçin cumhurbaşkanını siyasi liderlerle görüşmeye çağırmıyor? Ülkenin tamamını ilgilendiren bir........

© Milli Gazete