menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz Türkiye Bilmecesi

29 0
27.06.2026

Bismillâhirrahmanirrahîm!

“TERÖRSÜZ Türkiye” sürecini ilk defa 1 Ekim 2024’te Devlet Bahçeli, MHP’nin TBMM Grup Toplantısı’nda seslendirdi. Böylece PKK’nın silâh bırakması konusu ülke gündemine girdi. Sonrasında AKP-MHP-DEM partileri arasında “sıcak” ilişkiler gelişti; hatta liderler bu üç partinin “birlikte yol yürüyecekleri”ni açıkladılar. DEM Parti bu süreçte aktif rol oynadı; heyet olarak Öcalan’la görüşmek için İmralı turları başladı.

“Terörsüz Türkiye” söylemi hem kulağa hoş geliyordu; hem de 86 milyonluk Türkiye’nin özlemini çektiği bir istekti. 1984’ten bu yana 30 binden fazla insanımız teröre kurban verilmişti. Çocuklar babasız kalmış, annelerin feryadı semaya yükselmişti. Aileler perişan olmuştu. Ne var ki “terörsüz Türkiye” öncülerinin söylemleri pek çok soru işaretini barındırıyordu.

Bir süredir unutulan “terörsüz Türkiye” söylemi, AKP Genel Başkanı’nın, “Kaybedecek vaktimiz yok” sözü ve MHP Genel Başkanı’nın kararlı tutum ortaya koyması sonucu, iktidar kulislerinde konuyla ilgili “yasal hazırlıklar” olduğu medyaya yansıdı. TBMM’nin yaz aylarında çalışacağı dikkate alınırsa, terörsüz Türkiye sürecinin en kritik döneme girdiği anlaşılıyor.

TBMM’de bazı siyasi partilerin son grup toplantılarında, konu yeniden gündeme girdi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sürecin “kurumsallaşamama”; “siyasi irade”; “güven” krizleri oluşturduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye söylemlerindeki kapalılıkların giderilmesini önerdi. Sürecin sadece kişiler üzerinden değil; kurumlar üzerinden yürütülmesini istedi. Haklıydı da! Şahıslar, siyasi partiler bugün vardı; ama yarın........

© Milli Gazete