Sistematik düşünen lider
Bismillâhirrahmanirrahîm!
ERBAKAN Hoca’yı 14 Şubat 1969 günü tanıdım. Siyasi çalışmalara başlamadan 8 ay önce! İmam Hatip Lisesi ortaokul 4. sınıftayken bir sinemanın önünden geçerken cami cemaati özelliğindeki 30-40 kişi sinemanın avlusunda bekliyordu. Bu farklılığı merak ettim. Niçin beklediklerini sordum. İsmini ilk defa duyduğum Necmettin Erbakan’ın bu salonda “İslâm ve İlim” konferansını vereceğini söylediler. Ben de salona geçtim.
Siyasi hayatı boyunca Erbakan Hoca’yı yakından takip ettim. Onun kurduğu MİLKO’larda çalıştım. Erbakan Hoca’nın feraset ve basîret sahibi, zekâ ve hafıza kapasitesi çok yüksek bir insan olduğunu gördüm. Onu bir yönüyle ele alanlar sağlıklı değerlendirme yapamazlar. Çünkü, o çok yönlü ve kapasitesi yüksek; kuşatıcı ve evrensel düşünen büyük bir liderdi.
Onun en dikkate değer özelliklerinin başında “manevi hayatının çok zengin oluşu” gelir. Daha öğrenim yıllarında İstanbul’un en önde gelen hoca ve ilim insanlarından ders almıştır. Manevi derinliği yüksek hocalar elinde yetişmiştir. Dünya ve âhiret bütünlüğünü esas alan bir anlayışa sahiptir. Bu, ona hayatı ve dünyayı doğru anlayıp inandığı gibi yaşamayı öğretmişti.
Hayatın içindeki her şeyle ilgilenmiş; insan ve topluma değerlerimiz ışığında bakıp analiz etmeyi öğrenmiştir. Meselâ hocalarından Mehmet Zahit Kotku (k. s.) Hadis ilmine vukufiyeti ve derinlikli analizlerinden dolayı Erbakan için “Hadis âlimi” ifadesini kullanmıştı. Burada olduğu gibi, Erbakan Hoca çalıştığı her alanın hakkını verdi.
ERBAKAN Hoca’nın Türkiye’ye ilâveten İslâm dünyası ve tüm insanlığı kuşatan bir siyaset ufku var. Kuşatıcı bir “medeniyet tasavvuru…” Söylemlerinden bunu açıkça görebilirsiniz! Âdil bir düzenin kurulduğu Yeni Bir huzur ve barış Dünya’sı… Bu söylemler Erbakan Hoca’nın koordinatlarının evrenselliğini ortaya koyar. Onun ufku kâinatı kuşatacak ölçüde büyüktür.
Muhterem Erbakan, dünya gidişatını bütünüyle okudu ve hazırlığını da buna göre yaptı. Tarihimizde Nizamülmülk’ün “Siyasetname”si; Maverdî’nin “Ahkâm-ı Sultaniyye”si; Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilik”i gibi eserler var. Bunları âlimler yazdı, dönemin hükûmdarları uyguladı. Teorisini hazırlayan başka, uygulayan başka! Erbakan’ın farklılığı siyasetin hem teorisini, hem de pratiğini üretmiş olmasıdır.
Erbakan Hoca, “siyaset usûlü” konusunda ilim adamı olma özelliğini konuşturdu. Millî Görüş kadrolarının uyması gereken esasları sistematize etti. Bir taraftan da işin pratiğini kadrolarına göstererek öğretti. 1984’ten itibaren bu bilgileri kadrolara öğretecek eğitimciler yetiştirdi. Kadrolarını bu bilgilerle donattı. Dıştaki küresel güçler ve onların içteki işbirlikçilerinin engellemelerine rağmen Millî Görüş hareketinin bugünlere ulaşması bu “esaslar”a uyulması sebebiyledir.
Bunlar 4 “temel” konudan oluşur: 1. Niçin çalışmamız gerektiğini anlatan, “Temel Esaslarımız.”; 2. Uygulamada uyulması gereken kuralları anlatan “Temel Uygulama Esaslarımız”; 3. Kadroların sahip olması gereken özellikleri anlatan, “Millî Görüş’ün Şartları: Kimyası, Fiziği”; 4. Düşüncede bakış açısının ne olması gerektiğini anlatan, “Müslümanca Düşünmenin Esasları.”
SON yazımızda, Erbakan’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’nın en hassas yerinde, Akdeniz’de bekletilen Amerika’nın 6. Filo tehdidine karşı; feraset ve üstün zekâsıyla “Şehadet Dalışı” çözümünü anlatmıştık. Hocamız her millî meselede kararlılık ve dirayetini göstermiştir. Bu siyasi dehanın Türkiye’de ders kitaplarında okutulması; bütün dünyada bilinmesi gerekir.
Anadolu Gençlik Dergisi, 136 sayfalık “Erbakan Özel Sayısı” hazırladı. Yazılanlar beni ümitlendirdi. Bazı Müslüman aydınların Erbakan Hoca’yı “daha iyi” anlamaya başladığını gördüm. Böyle çalışmaların daha da artacağını düşünüyorum. Zamanında anlaşılamayan bazı liderlerin projeleri, tecrübeler yaşandıkça daha iyi anlaşılır. Erbakan böyle liderlerden!
Bazı kardeşlerimin isteklerine tercüman olmak isterim: Özellikle Erbakan Hoca’nın yakın çalışma arkadaşlarından hayatta olanların hatıratlarını yazmalarını veya yazdırmalarını istiyorlar. Bu konuda ana teşkilâtımız Saadet Patisi’nin bir çalışma başlatması gerektiğini düşünüyorum. Erbakan Külliyatı yanında; Şevket Kazan, Süleyman Arif Emre, Recai Kutan gibi dava öncülerinin bazı çalışmaları oldu. Bu serinin tamamlanmasına ihtiyaç var.
Bir gelişmeyi müjdelemek isterim. Saadet Partisi Ramazan iftarları münasebetiyle, illerde “Adalet Sofraları” düzenliyor. İstanbul’daki programa TBMM’de temsil edilen 8 partinin genel başkanları veya temsilcileri katıldı. Saadet Partisi her partiyle görüşebiliyor. Özgül ağırlığı yüksek! Refah Partisi’nin 1991’de RP-MHP-IDP ittifakı sonrası atağa geçmesi benzeri bir gelişmenin işareti bu! Ha gayret! Canla başla çalışma zamanı!
