menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğu Akdeniz’de kuşatma: Türkiye hâlâ sadece seyirci mi kalacak?

17 0
10.07.2026

Ege ve Doğu Akdeniz’de son dönemde yaşanan askerî gelişmeler, Türkiye’nin güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Basına yansıyan bilgilere göre Yunanistan, Ege adalarında savunma altyapısını güçlendirmeye yönelik yeni adımlar atarken, aynı zamanda İHA ve SİHA tehditlerine karşı yeni sistemler de devreye alıyor. Bu tablo, bölgedeki askerî rekabetin farklı bir boyuta taşındığını gösteriyor.

Bu gelişmeler sıradan bir askerî yatırım olarak görülemez.

Yunanistan NATO üyesidir. Buna rağmen Ege adalarını silahlandırıyor, yer altı sığınakları ve komuta merkezleri inşa ediyor. Peki bütün bunları kime karşı yapıyor? Elbette aynı ittifakın üyesi olan Türkiye’yi dikkate alarak.

O hâlde Yunanistan’ın NATO üyeliği İsrail ile askerî ortaklık kurmasına engel olmuyorsa, Türkiye’nin de kendi güvenliğini esas alan yeni bölgesel savunma iş birliklerini gündeme getirmesinden kim neden rahatsız olsun?

Çünkü aynı dönemde İsrail ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki askerî iş birliği de her geçen gün daha ileri seviyeye taşınıyor.

Doğu Akdeniz’de oluşan bu yeni güvenlik ekseni, Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gereken stratejik bir gelişmedir.

Türkiye’nin artık sadece gelişmeleri izleyen değil, güvenlik mimarisini şekillendiren bir ülke olması gerekir.

Bu nedenle Ankara ve Kahire merkezli yeni bir bölgesel savunma girişimi ciddi şekilde değerlendirilmelidir.

İlerleyen süreçte bu yapının; PAKİSTAN, SUUDİ ARABİSTAN, IRAK, SURİYE VE İRAN gibi bölgenin önemli aktörleriyle güvenlik alanında diyalog ve iş birliğini geliştirecek mekanizmalara dönüşmesi de stratejik olarak tartışılmalıdır.

Fakat burada özellikle üzerinde durulması gereken çok önemli bir husus vardır.

Böyle bir güvenlik........

© Milli Gazete