menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Berlin sustu, Brüksel sustu, Washington sustu… Peki yıllarca bize anlatılan demokrasi masalları ne oldu?

9 0
23.05.2026

Sabah erkenden her gün postama gelen Alman gazetelerini aldım.

Doğrusunu söylemek gerekirse merak ettim.

Kendi kendime düşündüm:

Acaba CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada verilen karar Avrupa basınında büyük gündem olacak mı?

Manşetler mi atılacak?

Özel yayınlar mı yapılacak?

Yıllardır bize anlatılan demokrasi, hukuk devleti, insan hakları söylemleri yine devreye mi girecek?

Tam burada bir şeyi de peşinen söyleyeyim.

Hatta hukuki bilgim neredeyse hiç yok denecek kadar az.

Bu yüzden kararın hukuki tarafını hukukçular konuşsun.

Ama siyasetçilerin mahkeme kararlarına yaklaşımındaki tutarlılığı sorgulamak için de hukuk profesörü olmaya gerek yok.

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada kamuoyuna yansıyan şekliyle “tedbirli mutlak butlan” kararı tartışılıyor.

Bu tartışmalarla birlikte kurultayın hukuki durumu ve siyasi sonuçları da yeniden gündemin merkezine yerleşti.

Aklıma da yıllar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi kararı sonrası söylediği şu söz geldi:

“Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.”

O gün bu söz çok tartışılmıştı.

Şimdi mahkeme kararları üzerinden yürüyen bugünkü tartışmaları görünce insan ister istemez şunu düşünüyor:

Demek ki mesele sadece mahkeme kararları değil…

Mahkeme kararlarına siyasetin hangi durumda nasıl yaklaştığı da tartışılıyor.

Çünkü bazen aynı cümle ağızdan çıkınca alkışlanıyor…

Başka biri söyleyince kriz oluyor…

İnsan da ister istemez soruyor:

Biz gerçekten ilkeyi mi savunuyoruz…

Yoksa ilkeyi kimin söylediğine göre mi pozisyon alıyoruz?

Sonra açtım gazeteleri…

Doğrusunu söylemek gerekirse şaşırdım.

Bula bula şu kadar........

© Milli Gazete