Televizyonlardaki şiddet sarmalı
İzleyicileri ekranlarda neler beklediğine dair, televizyon yayınlarının içerikleriyle ilgili programlar başlarken farklı semboller konulmaya başlayalı hayli zaman oldu. 7 yaşından büyükler izleyebilir, korku ve şiddet içerir gibi… Bu sembollerin neye yaradığını bir türlü anlamamıştık. Zira, semboller konuluyor, ama, içerikler denetlenmediği için, özellikle dizilerde şiddet içerikli sahneler insanlarımızın gözünün içine sokuşturulmaktan bir türlü vazgeçilmiyordu. Mesela, yıllarca televizyon televizyon dolaşan Kurtlar Vadisi, ekranlardaki şiddet dozajı en yüksek dizi olarak kayıtlara geçmişti.
Televizyonların yayınlarından sorumlu ve insanlarımızı ekranlardaki olan biten her şeye karşı korumak zorunda olan RTÜK; yıllarca özellikle televizyon ekranlarında yayınlanan şiddet içerikli diziler noktasında bir şey yapmadı, yapamadı. Kendi kurallarını kendi koyan mafyavari tiplerin yaşantıları çok matah bir şeymiş gibi ekranlara gelmeye devam etti. Bu türden diziler hala yayınlanıyor. Mesela, Kanal D ekranlarında yayınlanan aşk ve şiddet sarmalını içiçe barındıran dizi. Başka televizyon kanallarında da kafa göz yaran, şiddet ve hiddetle işlerini halleden kahramanlar hala prime time kuşaklarında ekranlara gelmeye devam ediyor.
Bu tür programlar, diziler televizyon ekranlarından kaldırılamaz mı? Veya denetlenemez mi?
Bir zamanlar mantar gibi türeyen İzdivaç programlarını RTÜK ekranlardan kaldırdı. En azından bu tür dizilerde de şiddet içeren sahnelere RTÜK müdahale edemez mi?
Bu tür dizilerin ekranlarda müşterisi çok olduğu için televizyon kanalları, bu dizilere RTÜK tarafından ceza kesilse bile “Öderiz cezayı, başımızın çaresine bakarız. Bu dizileri yayınlamaya devam ederiz” zihniyetiyle yollarına devam etmeyi yeğliyorlar. Acaba RTÜK üyeleri kendilerine gelen şiddet içerikli şikayetleri neden gündemine almıyorlar?
Ekrandaki şiddet içerikli yayınlar nedeniyle izleyicilerden RTÜK’e sürekli şikayetler yağdığını biz değil, RTÜK üyeleri söylüyor. Bu şiddet şikayetleri Üst Kurul’un gündeminde acaba nasıl değerlendiriliyor? Televizyonlarda yayınlanan dizilerde kendi raconunu kendi kesen mafya kahramanları rol olarak bizlere sunulurken, kadına şiddet ve cinayet haberleri ana haber bültenlerinde ballandıra ballandıra haber yapılırken, RTÜK neden kulağının üzerine yatıyor?
Eminiz ki RTÜK İletişim Merkezine televizyondaki şiddete ilişkin gelen izleyici şikayetlerinde “şiddeti özendirici veya kanıksatıcı yayınlar” vardır.
RTÜK İletişim Merkezi’ne izleyiciler tarafından ekrandaki şiddete ilişkin yapılan şikayetlerin yüzde 90’ını da “dizi film” içerikleri oluşturmaktadır…
Elbette, RTÜK ekranlar şiddeti ve buna yönelik şikayetleri görmezden geldiği, gereğini yapmadığı sürece, şiddetin ekrandaki dozu giderek artıyor. Denetlenmedikleri düşüncesi ve gerçeğiyle de senaristler, yapımcılar ve yayıncılar reyting uğruna şiddetin dozunu artırıyor.
Ekrandaki şiddeti yok saymak, görmezden gelmek RTÜK’ün kendisini ve misyonunu inkar anlamına geliyor.
Dizilerde kafa göz yaran, elindeki ve belindeki silahla kendi kurallarını koyan kahramanlar, şiddet ve hiddetle toplumda yer edinmeye çalışan tipler meşru gösterilmeye devam edildikçe, ekranlardaki bu şiddet sarmalından kurtulmamız mümkün görünmüyor. Gerek sosyal medyada, gerekse televizyonlarda önümüze çıkan şiddet sarmalı, birilerini bizim kadar rahatsız etmediği için okullarımızda da yüreklerimizi yakan saldırı olayları meydana geliyor. Televizyon ekranlarına şiddet içerir, 7 yaşından büyükler izleyebilir sembolleri koyarak hiçbir yere varılamayacağını artık anlamamız gerekiyor. Zira bu semboller, göstermelik olmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.
