menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Finansal sistemin kirli çarkı

6 0
friday

Dikkatinizi çekiyor mu bilmem; televizyon ekranlarının tamamını bankaların reklamları işgal etmiş durumda. Öylesine cazip sloganlar kullanıyorlar ki, vatandaşın hemen koştura koştura bankaya gidip, bu kredileri kullanası geliyor.

Aklımıza bir soru takılmıyor değil: Bankalar, kredi ve kredi kartlarıyla ilgili neyi düşünüyor olabilirler? Yapılan araştırmalarda, ortaya konulan verilerde her ay vatandaşların trilyonlarca liralık alışverişi kredi kartlarından yaptığı ortaya konulmuş durumda. Oysa kredi kartı, insanların cebine yerleştirilmiş her an ateşlenerek evlerin huzurunu, bereketini kaçıracak bir silahtan başka bir şey değildir.

Bankacılık sistemi, sizlere bu kredi kartlarını veriyorsa, temerrüte düşmenizi ve düştüğünüz bu gayya çukurundan faiziyle geri ödemenizi beklerler. Her ay asgarisini ödediğiniz kredi kartlarının borçları, bir çığ gibi büyüyerek, borçlarınızın devasa bir boyuta ulaşmasını sağlar.

Bankacılık sistemi, piyasanın, üretici kesimin, esnafın kanını emmek üzere kurulmuş bir sistemdir.

Bankacılık sistemi, içine girdiğinizde cebinizdeki parayı sömüren, esnafın karını iç etmek üzere kurgulanan, piyasaya para pompalamak yerine, dağıtılan paraların üzerinden rant imparatorluğu kurmak için tesis edilmiş bir sistemden başka bir şey değildir.

Sivri dilli, sözünü devletlülerden gözünü budaktan sakınmayan ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ ile, küresel kriz üzerine bir röportaj yapmıştım.

Osman hoca, Amerika’dan dalga dalga yayılan global krizin temelinde üretim ekonomisi ile rant ekonomisinin çatışması olduğunu ifade etmiş ve şu tabiri kullanmıştı: “Küresel kriz üretim ekonomisinin rant ekonomisinden intikamıdır”…

Gerçekten de üretmeden, sadece üreticinin sırtından para kazanmak isteyen bankacılık sistemi, daha geniş ifadesiyle finansal sistem, yaklaşık 25 senedir dünyanın kanını emiyordu. Finansal sistem, elindeki tüm enstrümanlarıyla insanların cebindeki parayı emmek üzere çabalıyor, parası olan daha çok para kazanırken, parası olmayanlar ise bu sistemin içinde bir rant figürü olarak bulunuyorlardı.

Bankacılık sisteminin, yani finansal sistemin, tüm enstrümanlarıyla insanların kanını emmek için mücadele ederken, cebinde parası olmayanları bile sisteme borçlu hale getirmek için kullandıkları en yaygın araç, bildiğiniz gibi kredi kartları.

Kredi kartları, bankacılık sisteminin bu milletin kazancına ortak olmak için kullandıkları sihirli bir formüldür. Milletin kazancı cebine bile girmeden abra kadabra yöntemiyle bu parayı ele geçirmenin kapitalist formülüdür.

Kredi kartları, harcama kültürü olmayan insanlarımıza ceplerinde her an harcayacak şekilde maaşlarının üç-dört katı limitler belirlenen taşıma ruhsatlı silahtan başka bir şey değildir. Kredi kartları, Türkiye'de bankacılık sisteminin vatandaşın cebine koyduğu, geçim sıkıntısı çeken vatandaşa kapasitesinin üzerinde harcama yapmasını pompalayan, piminin ne zaman çekileceği belli olmayan bir el bombası gibidir...

Küresel kriz dolayısıyla piyasaların nabzı bir türlü düşmezken, esnaf ayakta durabilmek için vargücüyle mücadele ederken bankaların ellerine geçen her fırsatta, piyasanın kanını emmek için milletin cebindeki üç kuruşa göz dikmesi, vahşi kapitalizmin dişlerinin ne kadar acımasız olduğunun göstergesidir.


© Milli Gazete