Yağlı Yemeklerin Yağlıdır Yazıları
Gurbetten gelenin, bir seyyahın ya da bir misafirin rahatı sağlandıktan sonra sıra sohbete geldiğinde “Yediğin, içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat” yönlendirmesiyle söz ona bırakılır.
Öğrenilecekler, görülenlerin anlatılmasındadır zira.
NATO toplantısında yenilip içilenler, toplantının niçin yapıldığından, bulunulan coğrafyanın öneminden, stratejik planlamalardan, hayallere sunulan lojistik desteklerden daha çok konuşuldu, yazıldı, çizildi. Hatta mahir aşçılarımızın adları dahi sunuldu makale sınıfındaki gazete yazılarında.
“Gazetelerimiz, iki günden bu yana zirvenin mutfağından ve yemekleri hazırlayan aşçılardan bahsediyorlar.”
Sayın Murat Bardakçı’nın bu cümlesini 09.07.2026 tarihli ve “NATO’yu Mehter ile Uğurladık” başlıklı yazısından aldığımız Habertürk’ün bir diğer yazarı, eski AKP milletvekillerinden Sayın Muhsin Kızılkaya’nın makalesinin başlığını (Sultan Abdülaziz’den NATO Zirvesi’ne Gastro-diplomasi) okuduğumuzda ise, içimden eyvah çekmemin sebebi, benim hatırladığım ve yazmak istediğim olayı mı anlattı acaba, şüphesiydi.
“Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nden sonra hepimizin aklında kalan, payitahtta konuşulan ittifakın hayati meselelerinden, küresel güvenlik krizlerinden çok liderlerin yedikleri oldu. (İçtikleri pek konuşulmadı, bir iki deneme yapıldı ama içki konusu, yemek konusu kadar ilgi görmedi.) Günlerce misafirlerin ne yediklerini konuşup durduk. Öyle ki mesele kısa süre zarfında bir ‘gastro-diplomasi’ faaliyetine dönüştü.”
Bu paragrafla başlayan Sayın Kızılkaya, Trabzon tereyağlı yemek listelerini serpiştirdiği makalesinde, Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatini okuduğu bir kaynaktan özetlerken, dolaştığı devletlerde sofralara oturmasını, ev sahibi Avrupa; misafir Osmanlı, tespitinde sunmuş ve “Bu sofralarda Osmanlı mutfağı ikram edilmiyordu” cümlesini de sindirmişti.
Sayın Kızılkaya’nın bu cümlesinedir bizim itirazımız. Fakat önce, “Bugün ise durum tersine dönmüş durumda. NATO liderleri Ankara’da Türk mutfağıyla ağırlandılar” diye devam eden kompozisyonun son paragrafını da okumalıyız.
“Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından memleketlerine dönen Avrupalı liderlerin heybelerinde oralara götürebilecekleri, Sultan Abdülaziz’in oralardan getirdiklerine benzer hiçbir "yenilik" bulunmayabilir amenna ama bugün, Türkiye’nin varlığı olmadan hiçbir jeopolitik, askeri ve stratejik meselelerini kolay kolay çözemeyecekleri de muhakkaktır.”
Ziyafet sofralarında hız kazanan devran çarkının özeti son cümleyi yazmak için sofraları dolaşan Sayın Kızılkaya’nın emek ve araştırma ürünü makalesindeki, “Bu sofralarda Osmanlı mutfağı ikram edilmiyordu” tespitine itirazımızı delillendirelim biz de.
Kağıt baskılı gazetelerin tiraj yarışını kazanmak için ünlü yazarları bünyesinde toplayıp tefrikalar yayımladıkları eski Türkiye zamanlarının Tercüman Gazetesi’nde okumuştum, Sultan Abdülaziz’in Fransa seyahatini.
O seyahatin sonraları tartışmalarda çok........
