menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vali olmuşsun ama darbı meselimiz var

38 25
14.02.2026

Şehir meydanının ortasına çektirdiği seçim otobüslerinde döne döne propaganda konuşması yapan siyasi parti liderlerinden merhum Demirel’in, bir vilayet merkezinde, seçim otobüsünün üstüne o il ve ilçelerin müftülerini çıkarmasına, muhalifleri o günlerde çok itiraz etmişler ve karşı çıkmışlardı.

Lakin bu seçim otobüsü olayının daha ilginci T. Özal’ın otobüsünde yaşanmıştı.

Seçim otobüsü üstünün kalabalıklığına T. Özal’ın boy dezavantajı eklenince, çare, görüntüdekilerin çökmesinde aranır.

Önce dayıoğlu Hüsnü Doğan’a “Çök” diyen T. Özal, herkesi çömelme pozisyonuna sokarak dört bir yandan görünürlüğünü sağlamasına rağmen, çökmeyen bir kişiye “Sen de çök vali bey” demiştir.

“Ben valiyim, yahut devletin valisiyim. Ben çökmem” diyerek ortamdan uzaklaşan valinin cevabı ve tavrı da birkaç gün konuşulmuş, yazılmış ve fakat bir neticeye varılmadan aktüalitenin içinde kaybolmuştu.

Halbuki tartışılması gereken, valinin hayır demesinden önce, T. Özal’ın “Çök” emrini uygun görmesinin sebepleri olmalıydı. Sosyolojik değerlendirmelerden sürekli kaçan ve merakı yok edilmiş yazar, çizer ve aydınları olan bir toplum olsak da…

T. Özal’ın 1983 seçimlerini partisi ANAP ile kazanarak başbakan olduğu günlerde muhaliflerinden İsmet Sezgin’in “Çantamızı taşıyan adamdı” tanımını yapması, basında konu edilmediği gibi, AP’nin iktidarda olduğu 1967 yılındaki DPT müsteşarlığı mı yoksa Demirel’in 1980 ihtilali öncesindeki azınlık hükümetinde başbakan müsteşarı olduğu günleri mi kastettiği de hiç sorulmadı. T. Özal’ın adını yazdığımız o görevlerinde iddia sahibi İsmet Sezgin, Demirel hükümetlerini vaz geçilmez bakanı idi.

Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi iken yurt odaları sohbetimizde duymuştum ilkin, ‘’Ben vali olacağım’’ klişesinde seslendirdiğini hayalini rahmetli arkadaşım Aydın Arslan’ın.

MSP’nin bir mitingi için otobüslerle Ankara’ya gittiğimizde de teşkilatın dağıttığı göğsü anahtar armalı kazaklardan giymemesinin sebebi de o hayali idi. ’’Ben vali olacağım.’’

1999 depremi gecesi uçakla Ankara’ya giderken şehit edilen Olağanüstü Hal Bölgesi’nin efsane valisi rahmetli Aydın Arslan’ı konu ‘’Vali’’ olduğunda anmamak haksızlık olurdu. Yurt arkadaşları olarak onda görmüştük, varacağı valilik makamına daha öğrenciliğinin ilk yıllarında duyduğu saygıyı.

Kurşun baskılı gazetelerin “Geçmiş zaman olur ki” ser levhalı tarih anlatımlarına muadil sayılacak bu yazımızın içinde “Vali” sıfatının geçmesinin, Cumhur İttifakı hükümetinin son atamaları dolayısıyla yapılan/yazılan övgü ve........

© Milli Gazete